İki üç kez başlayıp bırakmıştım. Ama nedense beni kendine çekiyordu ve son kez bir daha başladım. Bir çırpıda okumadım. Araya da çok kitap sıkıştırdım ama bitirdim. İyi ki de bitirmişim.
Aman aman bir kitap değil kesinlikle ve herkese de hitap edebileceğini düşünmüyorum. Çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama şimdiki zaman anlatımı var ve bu beni çok yoran bir anlatım. Açıkçası da sevmediğim bir anlatım. Belki de bir kaç kez yarım bırakmamın sebebi bu olabilir. Ben di li geçmiş zamanlı anlatımları daha çok seviyorum. Bu kitaptan değil de benimle alakalı bir durum açıkçası. Ama bu duruma takmamayı başararak kendimi olayların içinde buldum.
Daha 14 yaşındaki bir çocuğun annesinin ve babasının ayrılması ve annesiyle birlikte eski bir eve yerleşmeleri, annesinin yeni evde yemek işlerine girmesi ve bunu becerememesi. Yeni okuldaki büyük sorunlar. Baş karakterimiz Dan'ın yan koşu kızına aşık olması ve ona diyememesi. Aslında çok klasik konular ama olay örgüsü gerçekten de hoşuma gitti. Her satırda kendini daha da meraklandırıyor ve kendisine bağlıyor.
Kitabın adı da Dan'in tuttuğu günlüğün içindeki hayallerinden geliyor. Bunları yapmanın çok zor olduğunu düşünüyor çünkü.
Kitabı okumak istiyorsanız önyargılarınızı kaldırın. İlk başlarda çok sıkıcı olacaktır. Belki siz de benim gibi anlatım diline takılacaksınız ama bu tarz kitaplar seviyorsanız bunları göze almanız gerekecek.
Keyifli okumalar dilerim.