Bir leyleğin gözünden anlatılan bu hikâye, alışılmış anlatıların çok dışında.
Gökyüzünden insanların hayatlarına bakan bir tanığın gözleriyle; aşkı, sadakati, pişmanlığı, kayıpları ve yeniden başlamanın mümkün olup olmadığını okuyoruz.
Sema, Aram ve Nurullah'ın hayatları iç içe geçerken en çok dikkatimi çeken şey, masumiyetin aslında ne kadar ağır bir yük olabileceğiydi.
Bazen en büyük acıları suçlular değil, sessizce taşıyanlar yaşar.
Kitap bunu oldukça etkileyici bir şekilde hissettiriyor.
Leyleklerin göçleriyle insanların hayatları arasında kurulan bağ ise çok anlamlıydı.
Her göç, sanki yüklerden arınmak; her dönüş ise yeniden umut etmek gibiydi.
Özellikle leyleklerin yaşadıkları kayıplara rağmen hayata devam etmeleri beni derinden etkiledi.
Akıcı dili, farklı anlatımı ve düşündüren alt metinleriyle uzun süre aklımda kalacak bir okuma oldu.
Eğer duygusal, anlamlı ve farklı bakış açıları sunan hikâyeleri seviyorsanız, bu kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz.
"Belki de dünyanın en ağır yükü, masum kalabilmektir."