"Aşk uykusu", kişinin sevdiği insanı olduğundan çok daha kusursuz, özel ve ulaşılmaz görmesi; karşı tarafın ilgisizliğini, sevgisizliğini veya ilişkinin gerçek durumunu fark edememesi hâlidir. Yani bir tür duygusal körlük diyebiliriz.
Bu durumda kişi:
Karşı tarafın olumsuz davranışlarını sürekli mazur görür.
Açık ilgisizlik işaretlerini görmezden gelir.
"Aslında beni seviyor ama gösteremiyor." gibi açıklamalar üretir.
Sevdiği kişiyi idealize eder, onu gözünde büyütür.
İlişkinin gerçekliğinden çok, kafasında kurduğu ihtimallere bağlanır.
Çevresindekilerin uyarılarını kabul etmekte zorlanır.
Psikolojide buna yakın kavramlar idealizasyon, duygusal bağımlılık ve bazen de limerence olarak adlandırılır. Özellikle limerence, karşı taraftan gelecek küçük bir ilgi kırıntısına büyük anlam yükleyip yoğun bir karşılık beklentisi içinde olmayı ifade eder.
Bu nedenle "aşk uykusundan uyanmak" denildiğinde, kişinin şu gerçeği kabul etmeye başlaması kastedilir:
"Ben bu insanı olduğu gibi değil, olmasını istediğim gibi görmüşüm. Onun bana gerçekten nasıl davrandığına bakmam gerekiyor.