Halil Cibran’ı ve Paulo Coelho’yu ayrı ayrı çok sevdiğim, okumaktan büyük keyif aldığım yazarlar arasında görürüm. İsimlerini aynı kitap kapağında görünce büyük bir heyecanla başladım. Sanırım biraz da bu yüksek beklenti, okuma deneyimimi etkiledi.
Kitap, Halil Cibran’ın Mary Haskell’e yazdığı 15 yıllık aşk mektuplarından oluşuyor. Cibran’ın sadece büyük bir şair ve düşünür değil; seven, özleyen, sorgulayan, ruhun derinliklerine dokunmaya çalışan bir insan hâlini görmek çok kıymetliydi.
Mektuplarda Cibran’ın zarif dili, düşünce dünyası ve duyguları hissediliyor. Fakat sevdiğim iki ismin buluşmasının yarattığı heyecanla başladığım için, belki de içimdeki beklenti kitabın önüne geçti. Yine de Cibran’ın kalbinden süzülen bu satırları okumak, onun dünyasına başka bir pencereden bakmak güzeldi.