Kitap evin taşlarının gözünden üçüncü bir şahıs gibi anlatılmış. İncecik bir kitap ama çok fazla duygu barındırıyor. Yazar duyguları acındırmadan çok yalın şekilde anlatmış. Dramatize edilmiş ‘engelli’ çocuktan ziyade, ailedeki ‘sağlam’ çocukların büyürken ihmal edilmiş olmalarına odaklanıyor. Büyük çocuk ebeveyn rolünü üstlenmiş. Bir daha yuva kurup ebeveyn olmaktan da belki de bu yüzden kaçmış, bilemiyorum. Ortanca kardeş ise ilgi görmediği için öfkeli. Ve sevildiğini hissettiği ilk adamla evleniyor, kendi sevgi çemberini kendisi oluşturuyor. Sosyolojik derinliği çok fazlaydı. Etrafımda sendromlu çocuğu/kardeşi olan herkese bakış açımı değiştirdi. Okunmaya değer bir kitap.