Kitap zaten minicik; seksen sayfalık bir novella. Bu yüzden oturdum ve neredeyse bir solukta okudum. Kısa olmasının da etkisiyle sayfalar hızla aktı.
Bärlach ilginç bir karakterdi. Alıştığımız dedektiflerden oldukça farklı. Yaşlı, hasta, bazen bildiklerini paylaşmıyor, bazen de soruşturmayı öyle tuhaf yönlendiriyor ki neyin peşinde olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Hatta bir ara "Yoksa suçlu Bärlach mı?" diye düşündüğümü bile itiraf edeyim.
Romanın en sevdiğim yanı da buydu aslında. Katilin kim olduğundan çok, Bärlach'ın nasıl bir oyun kurduğunu merak ettim. Aksiyonun ya da büyük sürprizlerin peşindeyseniz beklentinizi tam karşılamayabilir. Ama karakter odaklı, psikolojik yönü güçlü ve biraz da düşündüren polisiyeleri seviyorsanız bence şans verilebilir.
Hem kahvenize de güzel bir eşlikçi olur.