Zülfü Livaneli, Stockholm’de sürgünde yaşayan ve ölümcül bir hastalığın pençesinde olan bir adamın, hayatına giren gizemli bir kedi ve geçmişin gölgeleriyle yüzleşmesini anlatıyor. Siyasi mülteciliğin getirdiği o ağır yalnızlığı, vatan hasretini ve intikam ile bağışlama arasındaki ince çizgiyi sorgulayan; bir insanın kendi içsel dehlizlerine yaptığı hüzünlü ve derinlikli bir yolculuk.