Gülseren Budayıcıoğlu, lüks ve ihtişam içinde büyümesine rağmen kaderi daha çocukken annesinin katı sevgisizliğiyle mühürlenen Nalan ile onunla benzer travmaları paylaşan Sedat’ın hikayesini anlatıyor. Dışarıdan kusursuz görünen hayatların ardındaki derin psikolojik yaraları, "kader motifi" kavramı üzerinden masaya yatıran yazar; sevgi açlığının, bastırılmış duyguların ve çocukluk sancılarının bir insanın yetişkinliğini nasıl bir hapishaneye dönüştürebileceğini gerçekçi bir dille gözler önüne seriyor.