Ahmet Ümit, Berlin Emniyeti’nde görevli Türk kökenli başkomiser Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker’i, Pergamon (Bergama) Sunağı’nın gölgesinde işlenen vahşi ve ritüelistik cinayetlerin peşine düşürüyor. Berlin’in modern sokaklarından Anadolu’nun kadim topraklarına uzanan bu sürükleyici polisiye, Zeus Altarı'nın kaçırılış öyküsünü ve mitolojik mitleri merkezine alıyor. Yazar, milliyetçilik, aidiyet, baba-oğul çatışması ve köklerinden koparılan tarihi eserlerin hüznünü harmanlarken, insanın içindeki o hiç değişmeyen güç ve intikam arzusunu gözler önüne seriyor.