Namık Kemal, Türk tiyatrosunun miladı sayılan bu coşkulu eserde, Kırım Savaşı’nın efsanevi Silistre Savunması’nı merkezine alarak bireysel bir aşk hikayesini vatan aşkıyla potada eritiyor. Kuşatma altındaki kaleyi savunmak için cepheye koşan İslam Bey ile onun peşinden erkek kılığına girerek ölüme meydan okuyan Zekiye’nin hikayesi; fedakarlığın, hürriyetin ve kahramanlığın sınırlarını zorluyor. Sahnelendiği dönemde halkta muazzam bir uyanış ve vatanseverlik dalgası yaratan bu eser, "Vatan" kavramını ilk kez bu denli gür, lirik ve sarsıcı bir sesle haykıran, edebiyatımızın en önemli milli manifestolarından biridir.