Sabahattin Ali, hikâyelerindeki o gerçekçi ve çıplak gözlemi bu kez ruhunun en derin, en kırılgan köşelerinden süzülen lirik ve hüzünlü dizelerle önümüze seriyor. Parmaklıklar ardında yazdığı "Aldırma Gönül"den, melankolinin ve yalnızlığın doruklarındaki "Leylim Ley"e kadar ezbere bildiğimiz pek çok ölümsüz eserin filizlendiği bu derleme; onun maruz kaldığı haksızlıklara, sürgünlere ve toplumsal adaletsizliklere karşı şiirle ördüğü zarif ama yıkılmaz direnişi gösteriyor. İnsanın içini sızlatan bir gurbet hissi, doğa tutkusu ve dindirilemeyen bir sevda arayışıyla harmanlanan bu şiirler, yazarın erken yaşta susturulan sesinin edebiyatımızda sonsuza dek yankılanacak en naif mirasıdır.