Patrick Süskind, 18. yüzyıl Fransa’sının pis kokulu sokaklarında, insanı dehşete düşüren bir dâhinin, Jean-Baptiste Grenouille’in karanlık ve büyüleyici hikayesini anlatıyor. Tüm insani duygulardan yoksun, kendi kokusu olmayan ama dünyadaki en hafif ve en gizli kokuları bile alabildiğine keskin bir güçle duyumsayan bu sıra dışı karakter, mükemmel kokuyu —yani saf insan kokusunu— yaratmak için sapkın bir avın peşine düşüyor.
Koku alma duyusunu ve algısını edebiyat dünyasında eşi benzeri görülmemiş bir betimleme zenginliğiyle merkezine alan yazar; kimliksizliğin, mutlak yalnızlığın, toplum dışına itilmişliğin ve insanı yöneten o en ilkel dürtülerin sarsıcı bir panoramasını sunuyor. Okurun genzinde adeta o çağın ve cinayetlerin kokusunu bırakan, gerilim ile felsefeyi kusursuzca harmanlayan modern bir edebiyat şaheseri.