Robert Louis Stevenson, insanın içindeki ebedi karanlık ve aydınlık çatışmasını, iyilikle kötülüğün o tekinsiz savaşını Victoria dönemi Londra’sının kasvetli sokaklarında deha dolu bir kurguyla işliyor. Saygın, hayırsever ve kibar Doktor Jekyll'ın, insan doğasının karanlık yanını ayırma arzusuyla laboratuvarında geliştirdiği o gizemli iksir, sadist, ilkel ve hiçbir ahlaki bağ taşımayan canavar Bay Hyde’ı serbest bırakıyor.
Viktorya toplumunun iki yüzlülüğüne, insanın bastırılmış arzularına ve vicdanın sınırlarına tutulan bu ayna, gotik gerilim türünün en büyük köşe taşlarından biridir. İyiliğin ve kötülüğün dışarıda bir yerlerde değil, tam olarak aynı bedende ve her birimizin ruhunun en kuytu köşesinde yan yana yaşadığını, o karanlık zinciri bir kez gevşettiğimizde bir daha asla geri dönüşün olmayacağını sarsıcı bir psikolojik derinlikle yüzümüze vuran zamansız bir başyapıt.