Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.466
Gösterim
Adı:
Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325543
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Çeviri:
Celâl Üster
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Dr. Jekyll ve Bay Hyde
Dr. Jekyll ve Bay Hyde
Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. Dr. Jekyll ile Bay Hyde işte bu kâbuslardan doğdu. 1886’da yayımlandığında İngiltere ve Amerika’yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Victoria döneminin değerlerine uygun olsa da, olay örgüsü günümüzün toplumsal ve psikolojik kaygılarına denk düşecek biçimde yeniden işlenebilmesine elveriyordu. Bir yandan da, bunca şan şöhretin gölgesinde kalan edebi derinliği ve çok katmanlılığıyla farklı düzeylerde okunabilecek bir metin olarak varlığını sürdürdü. Ruhla bedenin arzuları arasındaki ezeli çatışmadan söz ederken Victoria toplumunun ikiyüzlülüğünü yeren ve psikoloji alanında Freud’un kuramlarını haberleyen gelişmelerle kan bağı bulunan, çağının ötesinde bir başyapıt olarak…

ROBERT LOUIS STEVENSON (1850-1894): Edinburg’da dünyaya gelen yazar, hukuk öğrenimi gördü. Üniversite yıllarında yaz tatillerini Fransa’da geçiren Stevenson’ın An Inland Voyage (1878; İç Kesimlere Yolculuk) ve Travels with a Donkey in the Cévennes (1879; Eşek Sırtında Cévennes Yolculuğu) adlı kitapları bu gezilerinin ürünüydü. Yazar 1879’da, aşık olduğu Amerikalı Fanny Vandegrift Osborne’un ardından ABD’ye gitti. Bu yolculuğu daha sonra The Amateur Emigrant (1895; Amatör Göçmen) ve Across the Plains (1892; Düzlükleri Geçerken) adlı yapıtlarında anlattı. 1880’de Fanny ile evlendi. ABD’de terk edilmiş bir gümüş madeni yakınlarında geçirdikleri balayı yazarın The Silverado Squatters (1883; Gümüş Avcıları) adlı yapıtının konusunu oluşturur. Yazarın en bilinen yapıtları arasında Treasure Island (1881; Define Adası) ve Kidnapped (1886; Kaçırılan Çocuk) sayılabilir.
Bu kitaba neden bu kadar az ilgi gösterilmiş, anlamadım. Şaşırdım. Oysa, 1886'da ilk yayımlandığında yazarını büyük bir üne kavuşturan bir novella bu. Hem de dünyayı kasıp kavuran ünlü Rus yazarlarının büyük eserler verdikleri bir dönemde.

Stevenson, favori yazarlarımdan. Bu kitabı ise, bir başyapıt. Seksen sayfalık bir kitap, ama öyle sarsıcı, öyle yeni, öyle tuhaf bir atmosferi var ki.. İnsan ruhunun en derinlerine, psikolojinin gizemlerine, şuurumuzun en diplerine doğrudan eğilen; henüz bilinçaltı teriminin bulunmadığı bir dönemde, zihnimizin derinliklerine cüretkar bir girişimdir bu kitap..

Burası spoiler içerir. Okuyacaklar dikkat etmeli..

Bir rüyadan doğmuştur bu kitap. Yazarının gördüğü bir rüyadan...
Bir doktorun, Dr. Jekyll'in izindeyiz kitap boyunca. Avukatı Utterson'a, kendisine bir şey olması halinde tüm mal varlığını koşulsuz olarak Bay Hyde'a bırakmasını vasiyet eder. Fakat, böylesi saygın, sağduyulu ve akıllı bir doktorun, kimsenin tanımadığı birine tüm çalışmalarını, tüm mal varlığını miras bırakması kafaları karıştırır. Çok az insan görmüştür Bay Hyde'ı. Görünüşü dahi insanlarda tiksintiye sebep olan, tekinsiz ve şeytani bir çehreye sahip bu adam neyin nesidir? Nereden gelmiştir, kimdir, bilen yok.

Ardından bir cinayet işlenir. Cinayetin tanığı olan kadın, Hyde'ın eşkalini polise verir. Ancak Hyde bulunamaz. Bu gizemli kişilik sırra kadem basadursun, avukat ve bazı doktor dostları, Jekyll'in hayatından endişe etmektedir. Evden çıkmamakla kalmayıp, odasından dışarı adımını bile atmamaktadır. Solgun çehresi, bitkin haliyle adeta bir zombiden farksız olan Jekyll, bu haliyle Hyde'ı andırmaktadır.. Yoksa ...? Acaba ... ? Evdeki bunca deney tüplerinin, bunca dağınık laboratuvar malzemesinin anlamı nedir? Bu kısmı da okuyucuya bırakalım.

Okuduğum en tuhaf, en gotik, en karanlık, en müthiş, en en en iz bırakan kitaplardandır. Stevenson'ı hayatıma sokan, favori yazarlarımdan kılan da bu eseridir.

Şiddetle tavsiye edilir..
O kadar çok psikolojik gerilim okudum ancak Stevenson harikalar yaratmış. Dr. Jekyll ve Bay Hyde içimizdeki iyi ve kötüyü temsil ediyor. Kitapta heyecan hiç bitmiyor, hatta her an daha da yükseliyor. Olayların nasıl sonlanacağını merak ederek okuyup finalde ise çok şaşırdım.. 1886 yılında yazılan roman bugün hala birçok filme konu olmayı, listelerde hala üst sıralarda kalmayı hak ediyor. İyilik ve kötülüğün birbiri ile çatışmasını okurken hem çok meraklandım hem de yazara birçok cümlesinde hak verdim.. Zamanınız bolsa, kitabın bir günde okunması taraftarıyım. Konu bütünlüğünü kaybetmemek açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.789 Oy)8.076 beğeni25.793 okunma614 alıntı125.604 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.388 Oy)8.343 beğeni22.600 okunma1.387 alıntı104.512 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (13.994 Oy)17.349 beğeni39.158 okunma2.038 alıntı163.908 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.944 Oy)12.385 beğeni31.512 okunma2.711 alıntı131.475 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.769 Oy)7.295 beğeni20.383 okunma655 alıntı78.709 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.206 Oy)5.320 beğeni17.986 okunma683 alıntı91.512 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.172 Oy)8.078 beğeni23.760 okunma1.867 alıntı101.412 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.912 Oy)8.294 beğeni23.028 okunma1.112 alıntı111.804 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.472 Oy)5.755 beğeni15.091 okunma2.160 alıntı77.862 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (5.335 Oy)4.988 beğeni14.322 okunma1.590 alıntı76.845 gösterim
~NAÇİZANE BİR YAZI~

Herkese Selam :)

Aslında dün böyle bir yazı yazmak kafamın ucundan bile geçmezdi belki de moralim çok bozuk olduğundan olsa gerek. Ama kitabı bugün boş vaktim vardı ve yeniden tam anlayarak okudum ve yaklaşık kırk beş dakika gibi kısa bir süre aldı .
••••••••••••••••••••••••••••

Şimdi çoğu kişinin kafasında su düşünce oluşabilir ;
"Ya bu kitap 126 sayfa peki bu bu kadar kısa sürede nasıl bitiyor."
Bu aklınızda ki şüpheyi sanırım şöyle giderebilirim. (eğer ki varsa tabi :)

https://i.hizliresim.com/8YOYzr.jpg
https://i.hizliresim.com/A1V1D7.jpg

Gördüğünüz gibi kitap çizgi roman şeklinde ilerliyor almadan önce bunu belirtmedikleri için biraz şaskınım ama sorun değil.
••••••••••••••••••••••••••

Bu arada kitabın konusuna geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki kitap boyut olarak biraz büyük şöyle kıyaslıyabiliriz :


http://www.directupload.net/...036/y9fktths_png.htm

http://www.directupload.net/...036/x2pzfrj9_png.htm

Umarım bahsettiğimi doğru şekilde anlamışsınızdır.
Neyse artık bu kadar laf yeter biraz da kitabın konusuna gelelim.
•••••••••••••••••••••••

Kitap 19. y.y.'da yazılmış bir eser olarak karşımıza çıkıyor o zaman ki çoğu kitaba konu olarak benzemiyormuş yani bu türün ( korku, polisiye gibi gibi) ilk örneklerin'den birisi olarak kabul edilebilir kanaatimce, ama yine de bunu araştıracağım.

Kitabın konusu ise bir doktorun bir iksir veya karışım (ne olduğu tam olarak belirtilmemiş bence ) bularak kendi bedenini iki şahıs olarak kullanmayı başarıyor. Bunlardan birisi kendisi yani DR. Jekyll diğeri ise kitap'ta kötü karekter olarak bize gösterilen Bay Hyde en başlarda bu durum Dr. Jeykyll'ın hoşuna gider ama daha sonraları Bay Hyde'ın yediği naneler bir değil iki değil Bay Hyde'ı bedenin'den atmak ister ama bu kadar basit olacak mıdır ? Nasıl olsa ruhun'dan büyük bir şeytanı atmak istemektedir.

Şunu da belirtmeliyim ki kitabın sonu gerçekten aklınızda ki gibi bitmeyebilir bende böyle oldu sizlerde de olabilir.
••••••••••••••••••••••••
Biliyorum gerçekten uzun bir yazı oldu ama şunu da belirtmek de fayda var kitabı okurken kitap hasar gördü üstelik gerçekten yumuşak davranmama rağmen :

http://www.directupload.net/...036/isx24sse_jpg.htm


http://www.directupload.net/...036/6ekvsf9r_jpg.htm

Gördüğünüz gibi

Kitab'ı genel olarak beğendim çizimleri olsun gerekse kurgusu olsun okuyun derim .

Ben NTV YAYINLARI/ 1. Baskı okudum sizlere bunu önermiyorum çünkü muhtemelen sizde de kitap hasar görücektir. Yine de en iyisini sizler bilirsiniz 1K ahalisi

Bu kadar uzun yazıyı okuyan insanlara gerçekten teşekkür ediyorum :)

Sağlıcakla, esenlikle kalın :))
Biliyorsunuz ki 1K Kayseri Okuma Grubu olarak geçtiğimiz günlerde ilk toplantımızı gerçekleştirmiştik. ( #32584409 )
Oylarla belirlediğimiz iki kitaptan biri de buydu. 
1886 yılında yayımlanan Dr. Jekyll ile Bye Hyde, büyük ilgi görmüş, tiyatro ve sinemalara konu olmuştur. Hatta o kadar sevilmiş ki, ahlak ve ruh tutarsızlıkları gösteren kişilere "Jekyll ve Hyde" deyimi kullanılmaya başlanmış.

Bu kadar çok kişiyi etkisi altına alan kitap daha ilk sayfalarda beni de içine çekti ve gerilim, heyecan, merak dolu anlar geçirerek bir çırpıda bitirdim. Eski dostlar olan bir avukat ve iki doktorun bulunduğu, Dr Jekyll' nin diğer dostlarını da etkileyecek işlere bulaşmasıyla oluşan bir hikaye.

Bir insan içinde, hem akıl almaz derecede kötü, vahşi, çirkin hem de yüzünden bile iyilik akan, herkes tarafından sevilen sayılan, birbirine tamamen zıt iki farklı kişilik taşıyabilir mi ? Düşünün, sizde böyle bir duruma düştünüz ve tercih hakkınız var. Herkesle dost olan, saygın ve sevilen ama bir o kadar da kısıtlanmış, belirlenmiş yaşam şartları dışına çıkamayan biri mi olmayı mı seçerdiniz yoksa her istediğini yapmakta tamamen özgür olan,  hiçbir vicdan, ahlak, sorumluluk gibi kısıtlamaları içinde taşımayan, içinin kötülüğü dışına yansımış ve yaptığı kötülüklerin sorumluluklarını çekmeyecek kadar hür biri mi ?

Dr Jekyll de bunu sorguluyor kitap boyunca. Dr. Jekyll'nin kararı sizinkiyle uyuşuyor mu merak ettiyseniz bir an önce kitabı okumaya başlamalısınız. Her anı heyecan dolu dakikalara hazır olun, iyi okumalar dilerim.
Bir solukta okunabilecek bir kitap, insanın içindeki başka bir insandan bahsediyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen anlattığı öykü hepimizin bir birey olarak sık sık düşündüğümüz bir konuya değiniyor. Ben neyim? Iyi mi kötü mü?

Zaman zaman kendimle konuşurum, acaba hayatımın hangi dönemindeki hatice beni daha mutlu etti ya da hangi dönemde yaşadığım hatice aslında bendi? Insanoğlu bir olay karşısında hiç o zamana kadar vermediği bir tepkiyi verdiğinde "kendimi tanıyamadım, nasıl böyle davranabildim " der zaman zaman ya da çoğu zaman, belki de aslında gerçekte o tepkiyi veren kişiyiz ve kendimiz bile bunu bilmiyoruz. Belki de bugüne kadarki söylediklerimizin ya da yaptıklarımızın tam tersini yapmaya meyilli bir insandık, biz kendimizi bu kalıba soktuk.

Karakterimizin gerçekte ne olduğundan asla emin olamayacağımizi, içimizdeki hangi yönün ya da hangi benin baskın olacağına asla karar veremedigimizi çarpıcı bir öyküyle anlatmış yazar, kısacık bir kitap ama üzerine saatlerce konuşulsa bitmeyecek sorular bırakan. Tavsiye ederim, keyifli okumalar diliyorum:)
İçimizdeki iyi ve kötünün vücut bulmuş halini temsil eden 2 ayrı karakter.Bir tarafta Dr.Jekyll bir tarafta Bay Hyde. Aynı bedende farklı karakterler.Biri iyiliği temsil ederken biri kötülük abidesi. Dr.Jekyll içimizde barındırdığımız ve birbirlerine engel teşkil ettiğini düşünen iyi ve kötü karakterleri, birbirinden bağımsız hale getirip özgürleştirmek için deneyler yapar ve kendisi iyilik temsilcisi Dr.Jekyll olarak kalırken ortaya tamamen kötülüğü temsil eden Bay Hyde oluşuverir. Başlarda bunu baskılayabilen Dr.Jekyll, zamanla kötü tarafın etkisinde sürekli kalır ve en sonunda kendini ona teslim ederek, kendi sonunu kendi hazırlar.

Kitap, gizemli ve merak uyandıran bir içeriğe sahip ve ayrıca sıkılmadan okunacak sürükleyicilikte.Yazar insanın ruhundaki çatışmayı,iyilik kötülük arasındaki o gelgitleri ustaca gözler önüne seriyor.

İnsanların mayasında bir miktar iyilik ve bir miktar da kötülük bulunmaktaydı. Oysa tüm insanlık içinde bir tek Edward Hyde yalnızca kötülükten yoğurulmuştu.”
Tavsiye edilir.
Stevenson'un soluk soluğa okuyabileceğiniz en iyi kitaplarından biridir. Ritm hiç düşmez. Kitabın sonuna kadar aynı seviyede sizi gerilim/dram dolu bir macera bekliyor. Gündüzleri Dr. Jekyll geceleri ise cani bir canavara dönüşen Bay Hyde'in gizemli hikayesi sizi sarıp sarmalayacaktır. Stevenson'un hayal gücündeki muazzam derinlikleri bu kitapta çok fazla göreceğinize eminim.
İngiliz yazar Robert Louis Stevenson'dan okuduğum ikinci kitap (ilki ilkokuldayken okuduğum Define Adası) olan Dr. Jekyll ile Bay Hyde, oldukça kısa olmasına karşın etkili bir kitaptı benim için. Uzun zaman geçtikten sonra okuyunca tarzını biraz unuttuğum yazarın bu kitabı başlarda biraz zorlasa da ilerledikçe kendine alıştırdı ve hikayeye girebildim. 19. yüzyıl İngiliz yazarlarında sıkça gördüğümüz detaycılık Stevenson'da mevcut, fakat çok sıkıcı olmadığını ve ortamlarla kişileri anlamada yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Çok sade bir dil yok kitapta ancak okumakla uzun zaman geçirince kendine alıştıran bir yapısı var. Aslında kısa bir hikayeyi biraz detaylandırıp hafif süsleyerek anlatmak istemiş gibi geldi yazar. Hikayesine gelirsek oldukça hoş ve ilginç olmasının yanında merak uyandıran bir yanı da var. Olaylar 1800'lerin Londra'sında geçiyor. Utterson adında bir noter bir gün Hyde adında iğrenç görünüşlü kötü bir adamın cinayet işlediğini öğrenir ve şehrin saygın isimlerinde Dr. Jekyll vasiyetinde mirasının o adama bırakılmasını yazmıştır. Bu ilginç vasiyete bir türlü anlam veremeyen Utterson, aynı zamanda arkadaşı olan Jekyll'a Hyde'ın kim ve nasıl biri olduğunu sorsa da Jekyll buna kaçamak cevap verir. İşlediği cinayetler yüzünden toplumun nefretini kazanan ve polislerce aranan Hyde bir türlü ortaya çıkmaz. Dr. Jekyll ise evinden çıkmamak ve ziyaretçi kabul etmemek gibi çok garip davranışlar sergiler. İkisinin arasındaki ilişki bir sırdır. Belli bir aşamadan sonra olayın gizemini çözmek mümkün oluyor aslında. Mektupların sıkça yer aldığı kitap bizlere olayların iç yüzü hakkında yardımcı oluyor. Mekan ve kişi betimlemelerinin iyi olduğunu söylemekle birlikte ara sıra hafiften sıkıyor gibi oluşu da mevcut. Fantastik ve psikolojik unsurlar barındıran kitap zevkli bir kurguya sahip diyebilirim. Filmleri de çekilen eserin o dönemin İngiltere'sini görmek adına okunmasında fayda var diye düşünüyorum.
BİLİNÇALTI SORUNUMUZA DİKKAT ÇEKEN GARİP BİR ÖYKÜ
SPOILER UYARISI !!!

Sosyal hayatımızda hani erdemli insan olarak yaşamaya çalışırız, örnek birey profili çizeriz ya aynı zamanda da içimizdeki kötü yanı bastırmaya çalışırız. Uygar bir toplumun bireyi olmak bunu gerektirir.

Aslında hepimizin içerisinde (amiyane tabirle) hayvansı duygular, şiddet yanlısı, acımasız, ahlaksız, sapkın bir taraf vardır. Bu duygulara zaman zaman teslim oluruz ve yapma isteğine karşı koyamayız. Ya da istemeye istemeye vazgeçeriz. Çünkü bu tür duygular içinde bulunduğumuz toplum tarafından kabul edilmez, hor görülür ve dışlanma yaptırımına sebep olur.

Hikayede Dr.Jekyll de bizim gibi ahlaklı, çaba sarfeden, erdemli olmaya çalışan, hayatı boyunca çabalayıp iyi yerlere gelmiş saygın bir doktordur. Aynı zamanda da içindeki kötü yanımız diye tabir ettiğimiz ikinci kişiliğe sahiptir. Bir farkla, o bu durumdan oldukça rahatsızdır.
Bu sanırım insanoğlunun doğasında var. Halk arasında 'İnsanoğlu çiğ süt emmiştir' sözü tam da bu durumu açıklar niteliktedir.

Dr.Jekyll, duyduğu vicdan azabı neticesinde ruhsal anlamda düştüğü bu ikilemden kurtulmak, iyi kişiliği olan haliyle kötü olan kişiliğini birbirinden ayırmak için (fantastik olan öykünün ana kaynağı bu olaydır) bir ilaç icat eder ama işler sandığı gibi gitmeyecektir.

İçtiğinde kötü yanını temsil eden kişiye Mr.Hyde'e dönüşür. Hyde, Dr.Jekyll (uzun boylu, yapılı, gösterişli) den daha zayıf, kısa ve çelimsiz aynı zamanda çirkin, korkunç suratlı biçimsiz bir bedene sahiptir. Doktor bu bedendeyken bilinçaltında bastırdığı kötü olan ve aşırı istek duyduğu bütün kötü davranışları yapmaya başlar.
Bir süre sonra olaylar yaptıklarından ötürü işin içinden çıkılmaz bir hal alır ve pişman olur eski haline dönmek ister. Bunun için tekrar ilaç almak zorundadır. Bu şekilde istediği zaman Hyde veya Jekyll olabiliyor. Bir süre sonra bu durumdan haz almaya başlayınca başına umulmadık olaylar açar. Artık Dr.Jekyll isteklerindeki ikiliğin pençesinde kurtulamaz.

" Birinin alnında iyilik ne denli parlıyorsa, ötekinin yüzünde de kötülük o denli açık okunuyordu. Ruhtaki kötülük - hâlâ insanın tehlikeli ve öldürücü yanı olduğunu kabul etmekte direttiğim-bedene de çirkinlik ve kötülük damgasını vurmuştu; ama yine de, o çirkinlik simgesini aynada görünce, hiçbir nefret duymadım; çünkü bu da bendim. "

Kitabın birçok çeşidi ve çevirisi var. Size önerim 112 sayfalık (Zarife Laçinler çevirisi, 1998) versiyonunu okumanızdır. Zira 79 sayfalık basit bir versiyonu da var buna dikkat ediniz
Ahlak üzerine zekice kurgulanmış bu simgesel anlatımı bana göre herkesin okuması gerekir. Tüm insanların kendi benliğinde yaşadığı bu ahlak ikilemi bundan daha güzel anlatılamazdı.
Okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi, hayatını toplumun tabu saydığı kurallara bağlı olarak yaşamaya adamış bir doktorun zamanla kendi içinde bulunan iyi kötü savaşını anlatan kitap, herkesin kendi içinde bulunduğu savaşı hatırlatıyor. Mr. Utterson kuzeni Mr.Enfield ile herzaman ki yürüyüşlerini yaparken, Mr.Enfield’in bir kapıyı göstermesi ve yaşadığı tuhaf olayı anlatması ile ilginç bir hal alıyor. Mr. Utterson bir avukattır ve elinde bir vasiyet vardır. Bu vasiyet kuzeninin gösterdiği kapının ardında ki kişi ile ilgilidir lakin avukatın tanıdığı kişi kuzeninin bahsettiği kişiden çok farklıdır. Olayın üzerine giden avukat hiç ummadığı bir durumla karşılaşacak insanın içinde bulunduğu iyi kötü savaşının tanığı olacaktır. Franz Kafka ( özellikle Dönüşüm ) okumayı severlerin çok seveceği bir kitap. Tavsiye ediyorum. 46 Yok Olan dizisinin de bu kitaptan uyarlandığını hatırlatmakta fayda var.
Öncelikle kitabı okumamda ve anlamlandırmamda büyük etkisi olan 1K Kayseri Okuma Grubu 'na minnettarım. İkinci olaraksa bu yazı için incelemeden ziyade kitaptan bana kalanlar demek istiyorum ve bunu da genelden özele giderek yapacağım.
Temelde iki çıkarımım oldu. İlki en iyi şekliyle Yin Yang felsefesi ile açıklanabilir. Her şey zıttı ile bir bütündür. Kitapta iyi-kötü üzerinden bunu anlamak mümkün. Kötü olmasa iyinin değeri, iyi olmasa kötünün yıkıcılığı anlaşılamaz ve diğer yandan ise bu ikisi keskin sınırlarla birbirinden ayrılamazlar. Her iyi içinde kötüyü her kötü ise minikte olsa iyiyi içinde barındırır. Hele ki söz konusu vicdan ve temel içgüdü/nefis çatışmasında oradan oraya savrulan insan olduğunda bu iki zıt kavram birbirlerinden ayrı düşünülemez. İkinci çıkarımım ise insan/insanoğlunun(Kadınlar insandır, biz insanoğlu. - Neşet Ertaş) doğa üzerindeki yıkıcı etkisi üzerine oldu. Öyle ki elimizi attığımız her doğa parçasında dengeyi bozup kaş yaparken gözü bırak görme sistemini çıkarıyoruz. Bu kitapta da benzer şekilde Dr. Jekyll merakı ve başta iyi niyetiyle kendi tabiatı üzerine denemeler yaparak ruh dengesini bozup önlenemez bir yıkıma , kendi sonuna şahit oldu. Elbette araştırmalar yapıp meraklarımızın üstüne gitmeliyiz eleştirdiğim nokta bilim değil, açgözlülük ve yetinmeme güdülerimizle eşik değerden sonrasına oynamamız.
YAZININ DEVAMI SPOİLER İÇERİR !
Dr. Jekyll aslında hepimiz gibi dışarıda ahlaki ve iyi olan fakat içinde kötü yanının da bulunduğunun bilincinde, kendisini gerçekleştirmek isteyen, farkındalık sahibi, biraz da yakışıklı doktorumuz. İçerisinde barınan iyi ve kötüyü birbirinden ayırıp saf iyinin ve saf kötünün farklı bedenlerde özgürce yaşamasını amaçlayan deneyler yapma isteğiyle çalışmalarına başlıyor fakat deney sonucunda bastırdığı meleğin mi şeytanın mı gün yüzüne çıkacağını o da bilmiyor. Deneyde kullandığı ilaçtan zehirlenip ölmek pahasına merakından vazgeçmeyip pek çok deneme sonucunda bir firmadan bolca alarak depoladığı bir bileşik sayesinde deneyi bilimsel olarak başarıya ulaşıp içtiğinde sadece kötülüğü temsil eden yanı olan Mr. Hyde’a dönüşmesini sağlayan bir ilaç elde ediyor. Mr. Hyde Dr. Jekyll’ ın aksine şimdiye kadar bastırılıp törpülenmiş ve kötü olmasından dolayı yüzünde insanları ürküten bir ifadeye sahip, kısa çirkin bir adam. Başlangıçta Mr. Hyde vücudunda kendini bastırmadan kötülük yapmak, doktora çok zevk verse de özellikle Sir Danvers’ ı öldürdükten sonra doktor derin vicdan azabı çekmeye ve bunu bastırmak için kendi vücudunda daha da iyi olmaya hatta bir daha dönüşmemeye karar veriyor. Fakat ilaç yüzünden ruh dengesini kaybeden doktor kendi isteği dışında Hyde ve Jekyll bedenleri arasında geçiş yapmaya başlıyor. Talihsizlik bununla da kalmayıp başta alıp depo ettiği bileşenin saf olmadığı ve artık firmanın yeni bileşenlerinin ise saflaştığı bu sebeple de ilacının yeni bileşikle başarıya ulaşamadığını fark ediyor. Elindeki stok bittiğinde Hyde’a dönüştüğü zaman yeniden isteyerek kendi vücuduna dönüşmesi imkansızlaşıyor ve kelimenin tam manasıyla kapana sıkışıyor. Kendini muayenehanesine kapatıyor. Artık bu yaşam ona azap vermeye başladığında avukat Uterson ve evin hizmetlisi Poole ona ulaşmak üzereyken ardında Uterson’a bir mektup ve not bırakarak kendi hayatına son veriyor. Sonuç olarak saf iyi ve kötünün birbirlerinden ayrılamayacağını net şekilde anlıyoruz. Örneğin, Mr. Hyde elinde büyük bir güç varken yalnızca bir cinayet ve bir kaç darpla yetiniyor oysa çok daha yıkıcı hareketleri yapabilirdi ama onu sınırlayan hala bir şeyler var.
Son olarak Batuhan Güneş ‘e ait bir soruya değinmek istiyorum. Yazarın neden doktorun ilaçtaki bileşiğe ulaşmasını engelleyerek bu iyi-kötü çatışmasının kendince doğal seyrini bulmasını önlediğini sorgulamıştı. Ben romanı bırakıp kendimi yazar yerine koyacak olursam, bir rüyamdan esinlenerek ortaya çıkardığım kitabımdaki karakterlerin saf kötü rolünde de olsa ki saf kötü de değil okuyucuya karşı korumasını yapar onun da acınılmaya hatta sempati duyulmaya hakkı olduğunu okuyucuya göstermek için bu tarz ağlamalarını, çaresizliğini(buna ilaca ulaşamama durumunu ön ayak ederek ) ve kendini yok edişini kaleme alırdım. Çünkü başarıya ulaşmış her kötülükte günah keçisi ilan edip sadece suçlayarak yardımcı olma çabası barındırmayan tutumlarımızla en büyük etkiye biz sahibiz bana göre.
İnsanın iki yönlü doğası, iyilik ve kötülüğün başa çıkılamaz tezatlığı arasında mekik dokuyan çaresiz DR. Jekyll'in çifte yaşamı anlatılmakta. Aslında günümüzde topluma aykırı olmamak adına bireyin kendisini gizlemek için oluşturduğu maskeler bu anlatıma en büyük örnek bence. İnsanlığın derinlerinde yatan yabanıl, saldırgan karanlık tarafı herkesin sakladığı, saklamak isteyeceği şeydir. Hangimiz kendisini olduğu gibi yansıtıyor ki...
Vaktiniz varsa kitabı aynı günde bitirmenizi tavsiye ederim, detayların kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum. Ki kısacık, 82 sayfalık kitap. Çok vaktinizi almayan okunması gereken kitaplardan.
Tanrı eliyle bağlanmış bağları çözmemeli insan;
Çalıların ve rüzgarın çocukları olalım her zaman.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325543
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Çeviri:
Celâl Üster
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Dr. Jekyll ve Bay Hyde
Dr. Jekyll ve Bay Hyde
Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. Dr. Jekyll ile Bay Hyde işte bu kâbuslardan doğdu. 1886’da yayımlandığında İngiltere ve Amerika’yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Victoria döneminin değerlerine uygun olsa da, olay örgüsü günümüzün toplumsal ve psikolojik kaygılarına denk düşecek biçimde yeniden işlenebilmesine elveriyordu. Bir yandan da, bunca şan şöhretin gölgesinde kalan edebi derinliği ve çok katmanlılığıyla farklı düzeylerde okunabilecek bir metin olarak varlığını sürdürdü. Ruhla bedenin arzuları arasındaki ezeli çatışmadan söz ederken Victoria toplumunun ikiyüzlülüğünü yeren ve psikoloji alanında Freud’un kuramlarını haberleyen gelişmelerle kan bağı bulunan, çağının ötesinde bir başyapıt olarak…

ROBERT LOUIS STEVENSON (1850-1894): Edinburg’da dünyaya gelen yazar, hukuk öğrenimi gördü. Üniversite yıllarında yaz tatillerini Fransa’da geçiren Stevenson’ın An Inland Voyage (1878; İç Kesimlere Yolculuk) ve Travels with a Donkey in the Cévennes (1879; Eşek Sırtında Cévennes Yolculuğu) adlı kitapları bu gezilerinin ürünüydü. Yazar 1879’da, aşık olduğu Amerikalı Fanny Vandegrift Osborne’un ardından ABD’ye gitti. Bu yolculuğu daha sonra The Amateur Emigrant (1895; Amatör Göçmen) ve Across the Plains (1892; Düzlükleri Geçerken) adlı yapıtlarında anlattı. 1880’de Fanny ile evlendi. ABD’de terk edilmiş bir gümüş madeni yakınlarında geçirdikleri balayı yazarın The Silverado Squatters (1883; Gümüş Avcıları) adlı yapıtının konusunu oluşturur. Yazarın en bilinen yapıtları arasında Treasure Island (1881; Define Adası) ve Kidnapped (1886; Kaçırılan Çocuk) sayılabilir.

Kitabı okuyanlar 1.242 okur

  • Akın Yiğit
  • Kıvanç Seyaz
  • Emre Yılmaz
  • Mertcan Taşdemir
  • anti ego
  • seyma
  • Sümeyye Yılmaz
  • Erhan Alkent
  • Arif kılınç
  • Emir Çelik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%6.9
18-24 Yaş
%30.5
25-34 Yaş
%37.7
35-44 Yaş
%14.8
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62
Erkek
%37.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.7 (104)
9
%22.6 (119)
8
%27.3 (144)
7
%15.9 (84)
6
%4.2 (22)
5
%1.9 (10)
4
%0.6 (3)
3
%0
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları