John Green, gençlik edebiyatının sınırlarını aşan bu en popüler ve dokunaklı eserinde; ölümün gölgesinde yaşayan iki gencin hayata, aşka ve zamana karşı verdikleri o naif ama devasa mücadeleyi anlatıyor. Üç yıldır akciğer kanseriyle mücadele eden ve oksijen tüpüne bağlı yaşayan 16 yaşındaki Hazel Grace Lancaster’ın hayatı, katıldığı bir kanser hasta destek grubunda bacağını bir tümör yüzünden kaybetmiş olan Augustus Waters ile tanışmasıyla tamamen değişiyor.
Aynı trajik kaderi ve mizahi bakış açısını paylaşan bu iki gencin, Hazel’ın hayran olduğu gizemli bir yazarın peşinden Amsterdam’a uzanan yolculukları; sadece bir ilk aşk hikayesi değil, aynı zamanda varoluşun ve geride bir iz bırakma arzusunun amansız bir sorgulamasına dönüşüyor. Yazar; hastalığı ajite etmeden, acıyı ve kederi muazzam bir zarafet, entelektüel derinlik ve ince bir mizahla harmanlıyor.
*Aynı Yıldızın Altında*; sonsuzluğun aslında sayıların büyüklüğüyle değil, iki insan arasında paylaşılan o kısıtlı anların derinliğiyle ölçüldüğünü fısıldayan, okuru hem güldüren hem de kalbini paramparça eden sarsıcı bir modern zaman klasiğidir.