Az ama öz yazan Juan Rulfo'nun Gabriel Garcia Marquez'in büyülü gerçekçilikle bezeli eserlerine ilham olan romanı Pedro Paramo... Gerçeküstü ögeler oldukça fazla ve eser alegoriler üzerinden ilerliyor. Yine de bir çatı kurmak gerekirse herkese kötülüğü dokunmuş, adeta bir nefret objesi haline gelmiş toprak ağası Pedro Paramo ve Paramo'nun terk ettiği, annesinin hakkını araması için peşine taktığı oğlunun arayışı ile başlıyor roman.
Yer yer sembollere dayalı anlatım okuru yoruyor gibi gözükse de çok duru bir dili var Juan Rulfo'nun. Okuyucusuna eziyet etmeyi istemediği çok bariz. Kitapta altı çizilesi bazı satırlar ise şöyle:
"Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır."
"Hayal mi? Bunun bedeli ağırdır. Bana olması gerekenden daha uzun yaşamaya mal oldu."
"Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı yoktur."
"Tabiri caizse, ömrümüz kurulu dünyalarımızı ikide bir yıkmakla geçmiyor."