Masumiyetin Yükü – Masumiyetin Yükü
Selam kitap dostlarımm...
Bugün sizlere beni çokça etkileyen, okurken hem düşündüren hem de duygulandıran bir kitapla geldim.
Ahmet Haşim Güler'in kaleminden çıkan bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Diğer kitabına göre alışılmışın dışında kurgusu ve anlatımıyla benim için unutulmaz okumalardan biri oldu.
Kitabı aslında diğer kitaplardan farklı yapan hikâyeti bir leyleğin gözünden anlatılması.
Daha ilk sayfalardan itibaren kendinizi yalnızca insanların hikâyesini değil, onların sevinçlerini, acılarını, hatalarını ve vicdanlarında taşıdıkları yükleri sessizce izleyen bir tanığın yanında buluyorsunuz.
En güzel tarafı da insan dışında bir canlının gözünden gozlemlenen, insanoğlunun yaptıkları, çevreye verdiği yıkımlar, ekolojik sistemi kendi çıkarı için değiştirmesi, gerçekten de dünyanın en zararlı topluluğu insan değil midir?
Farkındalıklarla dolu bir okuma oldu.
Bir yanda leyleklerin yaşam mücadelesi, göç yolculukları, doğanın kanunu ve gerçekler ile kayıplarına tanıklık ederken; diğer yandan insanların hayatlarına konuk oluyoruz.
Ayrıca leylekler ile ilgili verdiği dip notlarla kitap daha fazla beni içine aldı.
Kitap boyunca sık sık şu soruyu düşündüm: İnsan gerçekten yaptığı hataların mı yükünü taşır, yoksa sustuğu, görmezden geldiği şeylerin mi? Yazar alışılmışın dışında bu konuyu ele alırken vicdan, sadakat, aşk, pişmanlık ve affetme üzerine de güçlü mesajlar da veriyor.
Yazarın dili oldukça akıcı, guzel ve etkileyiciydi. Duygusal yoğunluğu yüksek olmasına rağmen tam yerinde anlatımı sayesinde sayfalar çabucak
bir sonrakini takip ediyordu.
"Yazarın leylekleri merkeze alan anlatımı, kitaba bambaşka bir anlam katıyor. Leylekler sadece birer kuş değil; masumiyetin, umudun ve yeniden başlamanın sembolü olarak hikâyede önemli bir yer tutuyor."
Farklı anlatım tekniklerini sevenlerin kaçırmaması gereken bir kitap
Bitirdikten sonra sadece hikâyesi değil, anlattıkları da uzun süre zihnimde kaldı. 🪽
Kitapla kalın dostlar...