Okuduğum en garip ve en farklı hissettiren kitaplardan biri. İlk alırken sadece konusuna bakmıştım daha sonrasında içindeki o çizimlere kapılmıştım. Gerçekten çok güzellerdi. Konu olarakta garipti. Kitabın yazılış tarzı bana hitap etmese de güzel akıcı çerezlik bir kitap.
Kitabı okuduktan sonra en azından insan bu dünyada pek çok şeyi kabul edemediği için kendini kabul etmeye başlıyor. Bakış açım bu yöndeydi. Kahramanlara sadece iyi veya kötü karakter olarak değerlendirmeden okumayı tercih eden biriyim ve bunu yapmak bu kitapta beni zorlamıştı. Çünkü kitabı taştan yapılan bir kadın anlatıyor. Onun düşüncelerini okuyarak, olaylara sadece onun gözünden bakarak kimin iyi kimin kötü olduğunu görüyorduk.
Bilmiyorum kitap bana çok hitap etmedi diyebilirim. Ama bahsettiğim gibi kitap sadece bana insanın benliğini kabul etmesi gerektiğini gösterdi. Ama tabiki herkeste farklı bir izlenim bırakır.