8/10
·112 syf.··
2026 64. kitabı
Georges Perec, Uyuyan Adam’da zihnimizin en kuytu, en korumasız köşesine sızıp bizi kendimizle baş başa bırakıyor. Yirmi beş yaşında bir gencin, bir sabah aniden yataktan çıkmayı, sınavlarına girmeyi, arkadaşlarıyla buluşmayı, kısacası "yaşamayı" reddetmesiyle başlayan o durağan süreç, sayfalar ilerledikçe içinizde bir yerleri bir sızlama ile dolduruyor. Bu vazgeçiş sıradan bir tembellik ya da geçici bir moral bozukluğu değil; insanın dış dünyaya, o bitmek bilmeyen "başarma ve var olma" zorunluluğuna karşı verdiği radikal, sessiz ve bir o kadar da yıkıcı bir protesto. Kitabın o mesafeli ama bir o kadar da içimize işleyen "sen" dili, sanki aynadaki kendi aksimiz bize fısıldıyormuş gibi bir his yaratıyor. Karakterin odasındaki eşyaları, sokaktaki insanları veya zamanın akışını hiçbir anlam yüklemeden, sadece birer nesne gibi izlemesi, modern hayatın üzerimize yıktığı rollerden kaçarken aslında kendi benliğimize ne kadar yabancılaşabileceğimizi gösteriyor. Perec, her şeyden elini eteğini çekip mutlak bir kayıtsızlığın arkasına saklanmaya çalışan bir insanın içsel çözülmesini o kadar çıplak anlatmış ki, zihnimizdeki o "dünyayı durdurup inecek bir yer bulma" illüzyonunu bir çırpıda darmadağın ediyor. En sarsıcı olanı ise, bunca eylemsizliğin ve yalnızlığın sonunda gelen o acımasız farkındalık: Dünyadan tamamen kaçmanın da bir çıkış yolu olmadığını, yalnızlığın hiçbir şeyi iyileştirmediğini anladığınız o an, insanın göğsüne ağır bir taş oturuyor. İnsan doğasının o en karanlık, en yalıtılmış dehlizlerinde dolaşan ve bittiğinde sizi kendi odanızın sessizliğiyle baş başa bırakan, sarsıcı bir iç döküm bu.
1000Kitap
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.