Çocuk Susar Sen Susma...
8/10
·208 syf.··
2026 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:23
Kitap, bir bakımevinde kalan Bilge’nin, büyük oğlu Baykurt tarafından zehirlenmesi, aynı gün Baykurt'un da ölmesi ve bu iki olayın etrafındaki gizemle başlıyor. Anca asıl suçlu sadece zehri veren değil; o aile içindeki sistematik şiddet, tecavüz, baskı ve en önemlisi de tüm bunlara karşı olan suskunluk. Ayşe Erbulak, "Dede koruk yer, torununun dişi kamaşır" mantığıyla trajedinin kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını çok iyi işlemiş. Bilge kitaptaki mağdurlardan biri ama uğradığı fiziksel ve psikolojik şiddeti, uğradığı tacizleri babasının sözleri ya da "el alem ne der" korkusuyla sineye çekmesi, hatta yaşadıklarını normalleştirmeye çalışması, zamanla onu çocuklarının gözünde bir suçlu figürüne dönüştürüyor. Kitapta anlatılanların maalesef neredeyse her gün üçüncü sayfa haberlerinde gördüğümüz gerçeklerle paralellik taşıması, okurken insanı huzursuz ediyor. Kitap, "kol kırılır yen içinde kalır" mantığının aslında nasıl hayatlar kararttığını bir tokat gibi okurun yüzüne çarpıyor. Bana göre sevgili Erbulak'ın asıl derdi cinayetin teknik detayları değil, "Bir aile, bir insanı kendi annesini öldürecek noktaya nasıl getirir?" sorusunun psikolojik anatomi çalışmasını yapmak. Ayşe Erbulak
1000Kitap
Aile CinayetleriAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 2024193 okunma
·
6 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Sondaki soruya cevap vereceğim şahitlik ettiğim bi olay ile; Teyzem sayesinde Amatem'e girip çıkabiliyordum, bi kaç kez görüştüğüm hastalar olmuştu. Genç bir kız getirilmişti. Gözlerinin altı mosmor, ellerinin üzeri kesikti. Çevresinde ki doktorlar ve hasta bakıcılar çok fazla tedirginlerdi. Bu tedirginliğin sebebi kızın gözlerinden okunan nefret duygusunun yanında, ona tecavüz eden babasını balta ve keser kullanarak paramparça etmesiydi. Bu kıza yaklaşmamam konusunda defalarca uyarılmıştım, ben odasına girip kapıyı kapatmıştım lakin Zeynep ablam arkamdan hemen girip, köşede bi yerde durup, bizi izlemiş. Yataktan doğrulup, oturmuştu yatağın üzerine, saçları darmadağınıktı. Yanına oturmuştum, cebimde ki tarağı çıkartıp ( cepte tarak taşıma alışkanlığım babaannemde kalma, bazı zamanlarda saçını bana tarattırırdı) saçlarını tarayıp düzelttip, okşamaya başlamıştım saçlarını kızımı sever gibi. Sonra "Birini silahla öldürmeyi, binadan atmayı anlarım lakin keserek öldürmek bilemedim" demiştim. İnsan tanımadığını, bilmediğini yakından öldürmez, en fazla uzaktan kurşun sıkar ama ben en yakınımdan, öz babam olacak o adamdan gördüm bu kötülüğü ama kimse beni anlayamaz" demişti. Evet o kız çocuğu sonuna kadar haklıydı, hikayesi fazlaca derin olanı kimse anlayamaz! Dipnot : Ben öldürmeye karşıyım zira bu mükafat olur. Dünya tamamen bu pisliklerden arınana kadar yapılacak en güzel hesap sorma şekli ; Aynı şeyi onlara yaşatıp sonrasında her gün ölmek için dua edecek vaziyete getirmek lakin tamam tamam sen aydınlıkta savaşmaya devam et🙏
Okuyan Panda
Gönderi Sahibi
Ne yazılır bu yoruma ne denir hiç bilemedim.. Aydınlıkta savaşıyorum savaşmasına da, bazen gördüklerim, okuduklarım, duyduklarım aydınlığı karanlık ediyor.. Ama nihayetinde durmak yok 🙂‍↔️ Savaşmaya her daim devam 🌻