Macar yazar Magda Szabo’nun güçlü kaleminden insan ilişkilerine, kırılganlıklara, anlaşmazlıklara, zıtlıklara dair iç içe geçen bir roman. Öncelikle şunu söylemeliyim bir romanın son sayfasının ilk sayfaya tekrar sürüklemesi beni büyülüyor. Bu romanda da şükür bu edebi zevke vardırıyor okuyucuyu yazar. Altını çizdiğim çok güzel diyaloglar oldu bu romanda. Özellikle yazar olan karakterin eşi ile yaptığı diyaloglar çok hoşuma gitti. Tabii ana karakterlerden Emerenc’in bilge bir kadın oluşu, yeri geldiğinde içe dönük yeri geldiğinde yardımsever, iyilik peşinde koşması, yeri geldiğinde kimseden lafını esirgememesi onu gerçekten özgün bir karakter yapıyor. Kapının ardında gerçekten çok şey saklı, yazarın bu sırrı öğrenmeye çalışması, olayların sarmalını başlatan anahtar oluyor. Ancak ardından yazar ve Emerenc arasında yaşanacak olan büyük bir ikilemi de beraberinde getiriyor. Heyecanla okuduğum bu romanın ardından yazarın daha önce okuduğum Iza’nın Şarkısı dışındaki diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum:)