Ömer Seyfettin, Kaşağı adlı bu ikonik ve klasik kısa öyküsünde, çocukluk döneminin saflığını, kardeşlik bağlarını, kıskançlık duygusunu ve bir yalanın ömür boyu taşınacak ağır vicdan azabını konu alır. Yazar; çiftlik evinde yaşayan iki kardeşten büyüğünün, babasının çok değer verdiği atı tımar etmek için kullanılan kaşağıyı merak edip kırmasını ve suçluluk korkusuyla suçu küçük kardeşi Hasan’ın üzerine atmasını anlatırken; iftiraya uğrayan Hasan'ın hastalanarak ani ölümüyle yarım kalan hesaplaşmayı, pişmanlığı, çocuk ruhunun kırılganlığını ve dürüstlüğün önemini, Türk edebiyatının en unutulmaz, hüzünlü ve ders verici trajik dillerinden biriyle işler.