Kaşağı

8,1/10  (389 Oy) · 
3.271 okunma  · 
268 beğeni  · 
10.090 gösterim
Ömer Seyfettin önde gelen hikâye yazarlarımızdan biridir. Otuz altı yıllık kısa ömrünün son üç yılına çok sayıda hikâye sığdırmıştır. Bu seri, mesaj, konu ve seviye bakımından 9 -12 yaş grubu çocuklarının gelişim düzeyleri göz önünde tutularak yazarın 125 hikâyesi arasından özenle seçilmiştir. Dilde sadeleşmenin savunucularından olan Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde geçen ve günümüzde de varlığını sürdüren kelimeler korunmuştur. Gerek kitap arkasına eklenen sözlükle, gerekse parantez içersinde eş anlamı verilerek çocukların kelime haznesinin gelişmesi hedeflenmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    65
  • ISBN:
    9786054853199
  • Yayınevi:
    Kuşak Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinem Atılgan 
02 Tem 2015 · Puan vermedi

ders alınması gereken bir ömer seyfettin klasiği. öğretmenimiz kitap dağıttığında arkadaşlarım sinderellaya pamuk prensese ben ise ömer seyfettinin kitaplarına koşardım.içinde çok güzel hikayeler var okumadıysanız ne duruyorsunuz okuyun derim.

Erdal Arslan 
25 May 08:50 · Beğendi · 8/10 puan

İki kardeş, Hasan ve kahraman anlatıcı, bir çiftlik (olasılıkla Gönen yakın­larındaki Karalar Çiftliği'nde) evinde ailesiyle birlikte yaşar.Baba son derece otoriter bir adam,anne ise aralıklarla İstanbul'a(özellikle yaz aylarında) giden biridir...Çiftlikte seyislik görevini sürdüren Dadaruh aynı zamanda çocukların dostu ve gün boyunca çocuklarla bir arada olan bir adamdır.Bir de evde hizmetçilik görevini gören Pervin adında bir kız vardır.Öyküde çocuk­ların günlük yaşamları ayrıntılı olarak çizilmez,ancak buna karşın atların Dadaruh tarafından tımar edilmeleri çocukların en çok keyif aldıkları şey olarak defalarca anlatılır.Kahraman anlatıcı bir gün kimsenin olmadığı bir vakitte o çok keyif aldığı tımar işini yapmak için ahıra girer.Kaşağıyı arar bulamaz,bulamadığı kaşağıyı Dadaruh’un odasında arar orada da bulamaz.Odadaki sandık gözüne çarpar, onu açar ve annesinin İstanbul’dan gönderdiği “fakfon kaşağıyı” bulur.Kaşağı ile atların tımarını gerçekleştirmeye çalışır, ne var ki kaşağının dişleri çok sivri olduğu için atlar rahat durmaz.Kaşağının dişlerini duvara sürterek dişlerini köreltmeye çalışır ; ancak sonuç yine olumsuzdur.Tam bu noktada çocuk, büyük bir öfkeyle kaşağıyı taşla kırıp yalağa atar.Babası yalakta kırılmış kaşağıyı görünce çok sinirlenir ve suçluyu arar, kahraman anlatıcı kardeşi Hasan’a iftira atarak kaşağıyı onun kırdığını söyler.Hasan babası tarafından ahıra girmemeyle cezalandırılır.Hasan eve hapsedilir Annesi geldikten sonra da bağışlanmaz.Onun iftira atabileceğine hiç ihtimal vermez.Ertesi yıl anne, yazın gene İstanbul'a gider.Hasan'a ahır hâlâ yasaktır.Bir gün birdenbire hastalanır Hasan. Doktor "Kuşpalazı" der.Babası yatağın başucundan hiç ayrılmaz.Hizmetçi ,anlatıcıya kardeşinin öleceğini söyler ve çocuk ağlamaya başlar. Gece uyuyamaz, uykuya dalar dalmaz Hasan'ın hayali gözünün önüne gelir "İftiracı! İftiracı!" diye karşısında ağlar.Pervin'i uyandırır.Hasan'ın yanına gitmek istediğini ve babasına bir şey söylemek istediğini söyler.Yarın söylersin, der.Sabaha kadar gene gözlerini kapayamaz.Hava henüz ağarırken Pervin'i uyandırır.Ama zavallı suçsuz kardeşi, o gece ölmüştür...

Sevda 
 17 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

Ömer Seyfettin Milli Edebiyat öykücülerindendir. Bu eserde birden fazla hikayeden eserde bahsedilmiştir. Kaşağı çocukluğundan aldığı bir hikayedir. Hikayelerinde tarihten, milli bilinci uyandıracak konulardan da bahsedilmiştir.

Ömer Seyfettin hikayelerinde bir ders, bir öğüt verilir. Kaşağı da yalanın kötü bir huy olduğunu ve vicdan azabı gibi duyguları hayatında yol açabileceğini anlatıyor. Yani yalan söylememeliyiz bunu bize benimsetmeye çalışıyor.

Ömer Seyfettin hikayelerinde sade, yalın bir dil kullanmıştır. Arapça, Farsça tamlamalardan uzak durmuştur. Zaten saf Türkçeden yanadır.

Hikayelerinde Maupassant tarzı olay örgüsünü kullanmıştır. Türk edebiyatında en önemli temsilcisidir.

Yetişkinlerin, çocukların okuması gereken bir eser.

Burcu Bilkiç 
24 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocukluğumun en güzel kitabı :)Hediye olarak gelmesi ayrı sevme sebebim.Birden fazla okumuştum.Eminim herkesin geçmişinde bir iz bırakmıştır

sahra naz gürten 
15 Mar 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Ömer Seyfettin önde gelen hikâye yazarlarımızdan biridir. Otuz altı yıllık kısa ömrünün son üç yılına çok sayıda hikâye sığdırmıştır. Bu seri, mesaj, konu ve seviye bakımından 9 -12 yaş grubu çocuklarının gelişim düzeyleri göz önünde tutularak yazarın 125 hikâyesi arasından özenle seçilmiştir. Dilde sadeleşmenin savunucularından olan Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde geçen ve günümüzde de varlığını sürdüren kelimeler korunmuştur. Gerek kitap arkasına eklenen sözlükle, gerekse parantez içersinde eş anlamı verilerek çocukların kelime haznesinin gelişmesi hedeflenmiştir.

Asime Cindioğlu 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Asime Cindioğlu Her Annenin çocuğuna okutması gereken bir Kitap. Küçükken okumuştum, küçüklüğümde Kalbimi acıtan o duyguyu hala hissediyorum. Beni çok üzmüştü okuduğum zaman, ama çok şeyde kazandırdı. Biz büyüklerinde büyük ders alacağı bir Hikaye. Küçük , basit gibi gördüğümüz bazı şeylerin büyük olaylara sebep olabileceğini öğretti bana. Anneler hadi bakalım..

Kadir 
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kaşağı'yı küçükken okumuştum ve o zamanlar küçük olduğum için karedeşime iftira atarsam onunda kötü olabileceğini düşündüğüm için iftira, suç atam işini bırakmıştım. Ama büyüyünce suç atmaya devam. :) Ömer Seyfettin okumayan bir çocuk çocukluk geçirmemiştir.

Gülnar Rehimli 
 10 Tem 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

9-15 yaş grubu çocuklar için yazılmış ibretlik ve etkileyen bir hikaye. Bitirirken artık malum olan sonu anladım ve gözlerim yaşardı. Ana karakterin kardeşine attığı iftiranın sonugelmez bir vicdan azabı getirdiği anlatılmış.

Pınar Çiçek 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ömer Seyfettin çocukluğumun yazarlarından bir tanesidir. Bu sebepten de benim için çok özeldir. Ve yine, her kitabında olduğu gibi, sevgili yazar bu kitabında da çok başarılıdır. Kitaba ismini veren hikayemiz, kitap içindeki birçok hikayeden daha kısa bir hikayedir. Fakat okudukça görülür ki, kitabın da ismini almaya değerdir. Çünkü hiç bitmemesi gereken, hazin bir sonla biter...

Halit KÜÇÜK 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yıllar yıllar oldu okuyalı bu kitabı ama hâlâ çocuğun sıkıntısı gelir arada. Ve bana der ki aman ha kırma kimseyi bir an bile ve dosdoğru söyle neyse olan.Belki biraz üzülürsün o an Ama bir ömür üzülmekten iyidir değil mi?

3 /

Kitaptan 5 Alıntı

KubraYSN 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Zaten en büyük, en kahraman, en cesurlar, en korkakların ihanetine kurban gitmemiş miydi ?

Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 116)Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 116)
KubraYSN 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanlar ne tuhaftır.Fikrine,ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rastgelince hemen bozulur.

Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 96)Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 96)
KubraYSN 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Halkın, ordunun şerefini kendi şerefime mahsus bir huy gibi göstermek hırsızlıktır.

Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 104)Kaşağı, Ömer Seyfettin (Sayfa 104)
Uğur Ukut 
10 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir takım tekir kuşlar getirip Hasan'ın boynuna sarıyorlardı.

Kaşağı, Ömer SeyfettinKaşağı, Ömer Seyfettin