Maksim Gorki, Çocukluğum adlı bu otobiyografik romanında, babasının ölümünün ardından annesiyle birlikte taşındığı sert ve disiplinli büyükbaba evi ile şefkatli büyükannesinin kanatları altında geçen zorlu ilk gençlik yıllarını konu alır. Yazar; 19. yüzyıl sonu Rusya'sının yoksulluk, şiddet ve cehaletle örülü taşra hayatını küçük bir çocuğun gözünden anlatırken; aile içi çatışmaları, toplumsal adaletsizlikleri ve Rus halkının çektiği acıları, her şeye rağmen içindeki insan sevgisini ve yaşama umudunu kaybetmeyen, gerçekçi, sarsıcı ve derinlemesine gözlemci bir dille işler.