Fyodor Dostoyevski, Ölüler Evinden Anılar (Zapiski iz Myortvogo Doma) adlı bu otobiyografik, sarsıcı ve belgesel niteliğindeki başyapıtında, yazarın bizzat kendi çarptırıldığı Sibirya'daki kurgusal bir hapishane olan Omsk kampında geçirdiği dört yıllık kürek mahkûmiyeti dönemini ve oradaki acımasız yaşam koşullarını konu alır. Yazar; soylu bir mahkûm olan Aleksandr Petroviç Goryançikov’un gözünden, her sınıftan, dinden ve kökenden gelen katillerin, hırsızların ve siyasi suçluların kapalı bir alandaki hayatta kalma mücadelelerini anlatırken; insan ruhunun en karanlık ve en yüce yönlerini, özgürlük kavramının hayati önemini, sistemin insanı canavarlaştıran yapısını ve en ağır cezaevinde bile yok edilemeyen insanlık onurunu, Dostoyevski'ye özgü derin psikolojik gözlemler, felsefi sorgulamalar ve gerçekçi, sarsıcı bir edebi dille işler.