Şule Yüksel Şenler, Huzur Sokağı adlı bu dönemine damga vurmuş kült ve hidayet romanı tarzındaki eserinde, 1960'lı ve 70'li yılların İstanbul'unda, modern ve lüks bir hayatın içinde yetişmiş, inançsız ve manevi bir boşlukta savrulan Feyza ile dindar, ahlaklı ve huzurlu bir mahalle kültürünü temsil eden üniversite öğrencisi Bilal'in yollarının kesişmesini konu alır.
Yazar; bir iddia uğruna başlayan ama zamanla büyük, hüzünlü ve imkansız bir aşka dönüşen bu ilişki üzerinden Feyza'nın yaşadığı içsel aydınlanmayı ve zorlu hidayet sürecini anlatırken; Batılılaşma sancıları çeken Türk toplumundaki kültürel kutuplaşmayı, maneviyatın ve İslam ahlakının insan ruhuna getirdiği iç huzuru, modern hayatın getirdiği yozlaşmayı ve geleneksel mahalle dayanışmasını, döneminin toplumsal dinamiklerini yansıtan, yoğun dini ve ahlaki mesajlar içeren, sürükleyici, duygusal ve akıcı bir dille işler.