Fakir Baykurt, Eşekli Kütüphaneci adlı bu ödüllü, biyografik ve toplumsal gerçekçi romanında, 1940'lı ve 50'li yılların Türkiye'sinde, Ürgüp bölgesinde görev yapan ve halk arasında "Eşekli Kütüphaneci" olarak efsaneleşen idealist kütüphaneci Mustafa Güzelgöz'ün ilham verici gerçek yaşam öyküsünü konu alır.
Yazar; kitapları katırlara ve eşeklere yükleyerek okuma yazma imkanı olmayan, kütüphaneden uzak dağ köylerine ulaştıran, kadınların kütüphaneye gelebilmesi için dikiş makineleri alan ve köylüye kooperatifçiliği aşılayan bu sıra dışı memurun halkı aydınlatma mücadelesini anlatırken; dönemin bürokratik engellerini, Anadolu insanının yoksulluğunu, cehaletle olan savaşını, Cumhuriyet ideallerini ve fırsat eşitliği sağlandığında bir insanın neleri değiştirebileceğini, Fakir Baykurt'a özgü samimi, yalın, yerel motiflerle bezeli, toplumcu ve destansı bir edebi dille işler.