Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Gulyabani eseri, batıl inançların, cin ve peri hikayelerinin saf insanların korkularını sömürmek için nasıl kullanıldığını mizahi ve eleştirel bir dille ele alıyor. Yazar, gizemli ve tekinsiz bir konakta geçen olayları kendine has canlı tasvirleri ve dönemin İstanbul Türkçesini yansıtan mahalle ağızlarıyla aktarırken, cehaleti ve sahtekarlığı usta bir toplumsal yergiyle gözler önüne seriyor.