Erich Scheurmann’ın bir modern zaman klasiği ve çarpıcı bir medeniyet eleştirisi olan Göğü Delen Adam, bir Güney Denizi adası olan Samoa'nın yerli şefi Tuiavii'nin, Avrupa'ya yaptığı seyahat sonrasında kendi halkına hitaben tuttuğu konuşma notlarından oluşuyor.
Tuiavii, modern beyaz adamı (Papalagi) ve onun yaşam tarzını o kadar saf, duru ve dışarıdan bir gözle inceler ki, bizim "gelişmişlik" ve "medeniyet" olarak adlandırdığımız her şeyin aslında insanı nasıl bir köleye dönüştürdüğünü gözler önüne serer. Zamanı küçük kutulara (saatlere) hapseden, kağıtlara (paraya) tapan, bedenini kumaşlarla gizleyip beton binaların içinde doğadan kopuk yaşayan beyaz adamın çelişkilerini, hırslarını ve mutsuzluğunu sarsıcı bir ironiyle eleştirir.
Adını, diktiği yüksek binalarla gökyüzünü delmeye çalışan beyaz adamın kibrinden alan bu kült eser; kapitalizm, mülkiyet kavramı ve modern dünyanın getirdiği yabancılaşma üzerine yazılmış, sadeliğiyle büyüleyen ve okuyucuyu kendi yaşam tarzını kökten sorgulamaya iten evrensel bir başyapıttır.