Hakan Günday’ın yer altı edebiyatının sarsıcı ve ödüllü zirve noktalarından biri olan eseri Daha, insan kaçakçılığı gibi karanlık ve trajik bir küresel meseleyi, dokuz yaşındaki bir çocuğun gözünden ve onun canavarlaşıp büyüme hikayesi üzerinden anlatıyor.
Kitabın baş kahramanı Gazâ, Ege kıyısında babası Kaptan’ın göçmen kaçakçılığı ağının tam ortasında büyür. Daha çocuk yaşta göçmenlerin dramına, ölümlerine, saklandıkları depolara tanıklık etmekle kalmaz; babasının baskısı ve manipülasyonuyla bu sistemin acımasız bir çarkına, hatta bir işkenceciye dönüşür. Yazar, Gazâ'nın masumiyetini kaybedişini ve bir suç dehasına dönüşme sürecini, felsefi derinlik ve psikolojik tahlillerle harmanlayarak işler.
Hakan Günday'ın o kendine has, tokat gibi çarpan, sert ve ödün vermeyen dili, okuyucuyu insan doğasının en karanlık dehlizlerine götürür. "Daha" sadece göçmen krizine değil; iktidar hırsına, baba-oğul ilişkilerine, vicdanın sınırlarına ve insanlığın bittiği o gri alana dair yazılmış, okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkılamayacak modern bir başyapıttır.