Sevdalinka, Türk edebiyatının usta ve üretken kalemlerinden Ayşe Kulin’in, 1990’ların başında tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan Bosna Savaşı’nı ve bu savaşın gölgesindeki trajik bir aşkı konu aldığı en güçlü ve sarsıcı tarihi-belgesel romanlarından biridir. Kitap, hem Balkan tarihinin acı dolu bir dönemine ışık tutması hem de insan ruhunun en zor şartlardaki sınavını anlatması bakımından edebi bir şaheserdir.
Roman, Bosna’nın çok kültürlü, barışçıl ve köklü yapısını simgeleyen Saraybosna’da başlar. Başkarakter Nimeta, evli ve çocuklu, başarılı bir gazetecidir. Hayatı, Stefan adında bir mühendisle tanışmasıyla tamamen yön değiştirir. Nimeta ve Stefan arasında, adını Boşnakların o hüzünlü, sevda ve acı dolu geleneksel halk şarkılarından alan sevdalinka tadında, imkansız ve derin bir aşk filizlenir. Ancak bu yasak aşk, çok geçmeden patlak veren ve Yugoslavya’nın parçalanmasıyla sonuçlanan kanlı bir iç savaşın gölgesinde kalır.
Ayşe Kulin, romanı kaleme alırken sadece kurgusal bir aşk hikayesi anlatmaz; titiz bir tarihi araştırmaya ve belgelere dayanarak, asırlarca bir arada kardeşçe yaşamış komşuların (Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar) siyasi manipülasyonlar ve etnik milliyetçilik yüzünden nasıl birer düşmana dönüştüğünü çıplaklığıyla gözler önüne serir. Saraybosna kuşatması, toplama kampları, sistemli katliamlar ve bir halkın maruz kaldığı soykırım, Nimeta’nın ve çevresindekilerin gözünden sarsıcı bir dille aktarılır. Dünyanın sessiz kaldığı bu vahşet ortamında aşk, ayrılık, sadakat ve hayatta kalma mücadelesi iç içe geçer.
Sevdalinka; bir yandan yürek burkan bir aşkın trajedisini anlatırken, diğer yandan savaşın kirli yüzünü, insanlığın nasıl canavarlaşıp aynı zamanda nasıl kahramanlaşabileceğini gösteren epik bir yapıttır. Ayşe Kulin’in o akıcı, sürükleyici ve duygu yüklü anlatımı, okuyucuyu tarihin bu karanlık sayfalarıyla yüzleştirirken, hafızalardan silinmeyecek edebi bir iz bırakır.