Damızlık Kızın Öyküsü, Margaret Atwood’un totaliter, teokratik ve erkek egemen bir rejimin hüküm sürdüğü fütüristik bir dünyayı anlattığı, distopya edebiyatının en sarsıcı başyapıtlarından biridir. Çevre felaketleri ve düşen doğum oranları sonrası kadınların tüm haklarının ellerinden alınarak sadece birer üreme aracına dönüştürüldüğü Gilead Cumhuriyeti'nde geçen roman, başkahraman Offred'in gözünden özgürlüğün, kimliğin ve direnişin anlamını sorgulatır. Yazarın tamamen gerçek tarihten ve yaşanmış olaylardan esinlenerek kurguladığı bu karanlık ama gerçekçi atmosfer, gücün kötüye kullanımı ve toplumsal hafıza üzerine yazılmış zamansız bir uyarı niteliğindedir.