Yaşamın Ucuna Yolculuk, Tezer Özlü’nü kendi iç dünyasındaki varoluşsal sancıları, melankoliyi ve aidiyetsizliği Kafka, Pavese ve Svevo gibi hayran olduğu yazarların izini sürerek anlattığı, Türk edebiyatının en sarsıcı otobiyografik anlatılarından biridir. Yazarın Avrupa şehirleri arasında yaptığı bu fiziksel yolculuk, aslında ölümün, yaşamın sınırlarının ve insanın kendi çıplak gerçeğinin arandığı derin bir ruhsal hesaplaşmaya dönüşür. Sınırları, toplumsal normları ve aklın sınırlarını zorlayan cesur tarzıyla eser, okuyucuyu yaşamın tam ucunda, hüzünlü ama son derece dürüst bir yüzleşmeye davet ediyor.