Sartre'ın bu kısacık hikayesinde insan binlerce şey düşünüyor. Hapisteki adamın hikayesini okuyoruz. Sonunda duvara toslamış gibi oluyoruz... İdama mahkûm edilmiş bir mahkûmun yaşamın anlamı üzerine bunalımları ve yalan itirafının gerçeğe dönüşümünün ironik hikâyesidir.