İmam Gazalî okumak, insana sürekli kendi iç dünyasını sorgulatıyor. Bir an durup, “Bu gidişatım nereye?” diye düşünmek zorunda kalıyorsunuz.
Sarsıcı olan şu: Allah’ın bizim ibadetlerimize hiçbir ihtiyacı yok; O es-Samed’dir. Oysa biz, üzerimize düşeni bile layıkıyla yapamazken, bırakın tam yapmayı, sırf iki küçük ibadet ettik diye hemen böbürlenmeye, kendimizi beğenmeye (ucub) başlıyoruz.
O seccadeye oturabilmek, o hayrı yapabilmek bile Allah’ın bize bir lütfuyken, O’nun ikram ettiği amelle yine O’na karşı kibirleniyoruz. Gazalî’nin satırları insanın yüzündeki o sahte tatmin maskesini indiriyor; bizi acziyetimizle, samimiyetimizle ve en önemlisi asıl muhtaç olanın kendimiz olduğu gerçeğiyle yüzleştiriyor.