Fosforlu Cevriye, Suat Derviş'in en bilinen ve belki de en sevilen eseridir. Eserde başkahramanımız adından da anlaşılacağı üzere Cevriye'dir. Cevriye sokak kızıdır. Kendini bildi bileli sokaklardadır. Geçimini hayat kadınlığı yapmakla sağlamaktadır. Onun lakabı fosforludur. Çünkü en karanlık gecenin ortasında dâhi saçlarının, gözlerinin üzerindeki noktalar parıl parıl parlamaktadır.
Cevriye'nin hayatı çok zordur. Fakat aşkla tanışınca işi daha da zorlaşır. Önceden normal gelen şeyler aşkıyla birlikte gözünde kötüleşir, bayağılaşır. Aşık olduğu adam ise bir muammadır. Bir yıl boyunca akşamları evine gidip vakit geçirdiği adam; ona "siz" şeklinde hitap eden, adını bile bilmediği biridir. Kaçmakta, saklanmaktadır. Çünkü idam cezasıyla cezalandırılmıştır.
Peki, Cevriye bir fedakarlığın sonucunun bu kadar büyük olacağını tahmin etmiş midir?
Hem yazarla hem de kalemiyle bu eser sayesinde tanıştım. Eserin dili çok doğal. Oldukça akıcı. Suat Hanım ederinde yalnızca aşkı anlatmaz bize. Dolaylı olarak eserinde altan alta dönemin toplumsal sıkıntılarını, baskılarını da görürüz.