Yu Hua’nın Yaşamak kitabı, ismiyle içeriği arasında çok ilginç, neredeyse tezat bir ilişki kuruyor; insan başta "yaşamak" deyince içinde büyük bir umut arıyor ama kitap aslında o kadar büyük acıları anlatıyor ki, o acıların içindeki yaşam azmini görmek insanı hem sarsıyor hem de kendine getiriyor. Çin’in o zorlu dönemlerini anlatışı o kadar sürükleyici ve akıcı ki, kitabı elinize aldığınızda iki günde bitirip bırakıyorsunuz; ayrıca anlattığı tarihi atmosfer insanı gerçekten araştırmaya teşvik eden, çok besleyici bir yapıya sahip. Yalnız benim açımdan tek bir eksisi vardı; bazı karakterlerin yaşadıkları onca şeye rağmen içlerinde hiç kin veya isyan barındırmaması bana biraz gerçek dışı geldi, çünkü bizler insanız ve en azından birazcık kırgınlık taşırız. Bu durum karakterleri gözümde biraz yapaylaştırsa da, genel olarak gerçekten okunması gereken, hem hüzünlü hem de çok keyifli bir kitaptı.