·408 syf.····Okunma: 23 Haziran 2026 22:28 Helloo
Sport romance okumak demek hemen hemen her seride aynı kurguya sahip olmak demek. Ben daha şimdiye kadar bi sport romance okudum da konusu çok farklıydı denk gelmedim.
Vancouver fırtınası serisi benim orta göbekten başlayıp başa doğru ilerlediğim bir seri. İlk serinin ikinci kitabını okumuştum ve inanın tüm klişelere rağmen diyalogları ve karakterlerin tavırlarıyla çok eğlenceli bir kitaptı.
Seride bir de Koç Wrad'ın hikayesini merak ediyordum ama işte okuma sevdam elim değmişken serinin ilk kitabını da okuttu bana.
Şimdi konu çokça klişe ama benim okurken asıl sinirlendiğim şey liseden beri birbirinden hoşlanan aradan yıllar geçmesine rağmen birbirlerie açılmayan (neden niçin?) iki karakteri okumaktı.
Cidden bu mu yani?
Serinin ana teması liseden tanışıklığı konu alıyor ama hoşlanıp söylememekte ne bileyim çok fantastik.
Kaçıncı yüzyıldasınız ki?
Yıllar sonra birbirlerini gördüklerinde ise "hmm ben kimim ki o benden hoşlanacak" diye kendi kendilerine karar vermeleri ise sadece komikti.
Ve bunu her iki tarafta yapıyor. Anlayacağınız onca yıl boşa gitmiş.
Birbirlerine açıldıkları andan itibarende yetişkin içerikli kısımlar aldı başını gitti. Hani okurken bi noktadan sonra keşke birbirlerine hiç açılmasalardı dedim.
Kitabın ve konunun hiç bir albenisi yok. O yüzden detaya girmek istemiyorum.
Ben serinin hâlâ ikinci kitabı BUZDAKİ TUTKUYU seviyorum ve onu öneriyorum.
Bunu almayın OKUMAYIN ve OKUTMAYIN
KitapRüyasından Sevgilerle