·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Haziran 2026 12:21 Bazı kitaplar vardır, okurken sadece bir hikâyeye tanıklık etmezsiniz; satır aralarında kendinizden, annenizden, kardeşinizden ve hayatın içindeki nice kadından parçalar bulursunuz. Nisa benim için tam da böyle bir kitaptı.
Sivas'ın bir köyünden İstanbul'a uzanan bu hikâyede, Nisa'nın hayatı üzerinden kadınların omuzlarına yüklenen sorumluluklara, sessiz mücadelelerine ve görünmeyen yaralarına tanıklık ediyoruz.
Nisa'yı bu kadar sevmemin sebebi ise yaşadığı onca zorluğa rağmen umudunu hiç kaybetmemesiydi. Kendine sürekli şu soruyu soruyordu: "Peki şimdi ben ne yapabilirim?"
Acılarına teslim olmak yerine çözüm arıyor, yeniden ayağa kalkıyor ve yoluna devam ediyordu. Annesinin ona öğrettiği "Dik dur." sözü de hep yolunu aydınlatıyordu.
Bu kitapta kimi zaman öfkelendim, kimi zaman gözlerim doldu. Ama en çok da umut hissettim. Çünkü Nisa sadece bir kadının hikâyesi değil; güçlü görünmek zorunda bırakılan, mücadele eden ve her şeye rağmen hayata tutunan kadınların hikâyesi.
Aynı zamanda bir annenin desteğinin, bir babanın sevgisinin kız çocuğunun hayatındaki yerini ve aile olmanın önemini de hatırlatan çok kıymetli bir roman. Eminim birçok kadın onun hikâyesinde kendinden bir parça bulacaktır.
Her şeye rağmen ayağa kalkabilen, yaralarından güç bulan ve umudunu kaybetmeyen tüm kadınlara...