Körlük, sadece görme yetisini kaybeden insanların hikâyesi değil; insanın, toplumun ve vicdanın sınandığı bir roman.
Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın körlüğü fiziksel bir rahatsızlıktan çok, insanın görmezden geldiği gerçeklerin bir metaforu olarak kullanması oldu.
Düzenin ne kadar kırılgan olduğunu, insanların zor şartlar altında nasıl değişebildiğini ve vicdanın ne kadar önemli olduğunu düşündüren bir eser.