Yapabileceğimiz tek şey yarına kadar ölmemek…”
Bu cümleyle başlayan roman, daha ilk sayfalardan itibaren merak duygusunu diri tutmayı başarıyor.
Avanos’ta yaşanan gizemli bir olayla başlayan hikâye;
Antalya’dan Payas’a uzanan, suç, sırlar ve geçmişle örülü sürükleyici bir yolculuğa dönüşüyor.
İsimsiz öğretmen karakteriyle birlikte gerçekle yüzleşirken, aşkın, sadakatin ve insanın sınırlarının da sorgulandığı bir hikâyenin içinde buluyorsunuz kendinizi.
Yerel kültürün, Payas’ın sokaklarının, insanların ve yaşamın romana ustalıkla işlenmesi kitabı daha da etkileyici kılıyor.
Karakterlerin değişen yüzleri, beklenmedik gelişmeler ve ters köşeler sayesinde sayfalar hızla akıp gidiyor.
Sadece bir suç romanı değil; aynı zamanda aidiyet, geçmiş ve insan ilişkileri üzerine de düşündüren bir eser.
Gizem, suç ve yerel dokularla harmanlanmış bu romanı merak duygusunu seven okurlara tavsiye ederim.