Sol Ayağım yıllar önce okuduğum ama etkisini unutamadığım kitaplardan biri olmuştu. Christy Brown’un yaşam öyküsü beni o dönem oldukça etkilemişti. Doğuştan sahip olduğu fiziksel engellere rağmen hayata tutunma çabası kendini ifade etmek için verdiği mücadele ve vazgeçmemekteki kararlılığı uzun süre aklımda kalmıştı.
Kitabı okurken zaman zaman çaresizliğini hissetmiş, zaman zaman da gösterdiği azme hayran kalmıştım. En çok da bunun bir kurgu değil, gerçek bir yaşam hikâyesi olması dikkatimi çekmişti. Yalnızca sol ayağını kullanarak kendine bir dünya kurabilmesi bana insanın sınırlarının sandığımız kadar dar olmadığını düşündürmüştü.
Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen kitabın bende bıraktığı hissi hâlâ hatırlıyorum. Sol Ayağım benim için sadece bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda umut, sabır ve kararlılığın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren kitaplardan biri olarak kalmıştı.