Puan vermedi·326 syf.····Okunma: 25 Haziran 2026 15:30 "Konar-göçer zümrelerin şifahî kültüre dayalı, mitoloji ağırlıklı, İslâm öncesi sosyal ve dinî inanç geleneklerinin hakimiyetindeki bir İslâm algısıdır."
Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’ın "Babailer İsyanı" kitabını okurken altını çizdiğim bu satırlar, aslında bugün Anadolu kültüründe neden hâlâ ağaçlara çaput bağladığımızı, neden kurşun döktürdüğümüzü veya türbe kültürünün neden bu kadar güçlü olduğunu fısıldıyor.
Kitap, 13. yüzyıl Anadolu'sunda resmi/kitabi din anlayışı ile göçebe Türkmenlerin harmanladığı "Halk İslamı" (heterodoksi) arasındaki o muazzam farkı ve bu farkın doğurduğu büyük Babailer İsyanı'nı inceliyor. Türkmen babalarının Şamanizm, Budizm ve Maniheizm kalıntılarını tasavvufla nasıl sosladığını gördükçe tarihe bakışınız değişiyor ve tarihin sadece tek düze siyasi kronolojilerden, fetihlerden ve saray bürokrasisinden ibaret olmadığını; aksine arkasında muazzam bir kültürel sentez, şifahi bir hafıza ve coğrafyadan coğrafyaya taşınan kadim bir inanç harmanı barındırdığını fark ediyorsunuz. İşte bu kitap, resmi tarihin sınırlarını aşarak bize kendi köklerimizin ne kadar zengin, katmanlı ve büyüleyici olduğunu hatırlatıyor.