Günler Anap'tan Yana, Türkiye'nin son otuz yılına tanıklık eden bir neslin vicdanından düşen öykülerden mürekkep. Karauğuz, büyük siyasi anlatıları küçük, kişisel ve utangaç anlar içinde kurarak hem edebi hem sosyolojik bir iz bırakıyor. İdealizmin bedelini ve sessizliğin ağırlığını soran -mütedeyyin- nesle aynanın tutulması diyebilirim.