Bulgaristan’da soydaşlarımıza uygulanan zulmü asimilasyon politikalarını, katliamları anlatan bu kitabı büyük bir sarsıntıyla okudum. İlay, idealist ve milli değerlerine bağlı bir Türk kızı; Mehmet Ali ise zamanla asimile edilmiş bir karakter. İkilinin hikâyesinde beni başından beri rahatsız eden pek çok detay vardı ancak karşılaşacağım tabloyu bu kadar ağır beklemiyordum.Kitabın bazı bölümlerinde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Okuduktan sonra etkisinden çıkmak ve yaşananları sindirmek uzun zaman aldı. Milli şuur, dil, kültürel kimlik, aidiyet, dostluk ve mücadele gibi birçok temayı içinde barındırıyor. Yazar, tüm bunları son derece güçlü ve etkileyici bir edebî dille aktarmış. Hem duygusal hem de düşündürücü bir eser. Şiddetle tavsiye ederim.