Çiçekler Büyür

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,3bin
Gösterim
Adı:
Çiçekler Büyür
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Baskılar:
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
1976'lardan bu yana, Bulgaristan'da yaşayan millettaşlarımıza, Bulgar Hükûmetleri'nin uyguladığı, insanlık utancı politikalar ve kanlı baskılar... İlay, bir küçük kadın, bunlara nasıl karşı koyabilir?.. Gerçi tabancasında tek kurşun kalmıştır ama, silahı kendisine çevirmek, İlay'ın karakterine çok ters bir tutumdur. Oysa, bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir, iş ki çiçekler, her yıl yeniden büyüyebilsin...
(Tanıtım Bülteninden)
480 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Bulgaristan'da yaşayan Türkler'in yaşadığı zorluklar, maruz kaldıkları baskılar ve yaşadıkları zulümlerin konu alındığı bir eser... Bu kargaşa içinde iki aşık: İlay ve Mehmet Ali. Birisi kendi milliyeti, dili ve dini uğruna her şeyden vazgeçebilecekken; diğeri fayda uğruna tüm benliğini silip atabiliyor.
Bir kadın, bütün bu kargaşa ve zulüm içerisinde ne kadar direnebilir? Ne kadar mücadele edebilir?
Bir kardelen çiçeğine benzetmişti Mehmet Ali, İlay'ı... Üzerindeki bütün ağırlığa rağmen karı delip yine de güneşe çıkabildiği için. Fakat narin ve zayıf, her an başı ezilebilir.
Fakat olsun, ne kadar ezilseler de
Her yıl çiçekler yeniden büyür...
480 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Emine Işınsu’nun okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta Türklük ve Müslümanlık duygularından men edilmeye çalışılmış Bulgaristan’da yaşayan Türklerin hayat hikayeleri anlatılmaktadır.

Yer yer insanın gözlerini yaşartır, yer yer güldürür. Bazen kendinizi karakterin yerine koyarsınız ve acaba ben olsam ne yapardım diye açıkça düşünürsünüz. Bu kitabı okurken birçok kere şükrettim hem Türk olduğuma hem müslüman olduğuma hem de bu özelliklerimi hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan yaşadığıma.

Betimlemeleri, karakter analizleri ve olay örgüsü açısından gerçekten etkili bit kitap.

Yazarın diye anlaşılır ve sadedir. Okuyacak olanlara tavsiye ederim.
480 syf.
·10/10 puan
Yetmişli yılların ilk yarısında, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin, Bulgar milliyetçiliğine ve Marksizme tutsak olmuş yaşantısını, çektiği maddî-manevî ıstırabı, orada yaşayan Türkler'in umutlarını, beklentilerini, Bulgaristan'ın Türk azınlıklar üzerinde oynadığı oyunları ve Türkiye'ye uzanma gayretlerini konu alan etkileyici bir roman.

Baş karakter İlay, her ne kadar anne babasından yeterli sevgi görmemiş olsa da dedesinin de etkisiyle kendi köklerine bağlı yetişmiş zeki bir kız. Kitapta kendi ve çevresindekilerin hayatına İlay'ın ağzından dahil oluyoruz.

Bulgaristan'daki Rus düşünme ve yönetim biçimlerinin etkisiyle insanların makine gibi yetiştirildiği, çalıştırıldığı ve düzendeki çarkın dönmesi için her türlü baskıyla kullanıldığı yıllara bir kez de İlay'ın -Mehmet Ali'nin akçabardağının- varlığıyla şahit oluyoruz. Elbette yazar kendi görüşlerini de hamurun içerisine ufak tefek yerleştiriyor ve o dönemdeki Türkiye'yi de eleştirmekten çekinmiyor, yazar zaten kendini kendinden soyutlayamayacağı için bu kaçınılmazdır.

Aşk hikayesi de bir hayli içli. Kavuşmalar, kavuşamamalar, farklılıklar...

Kitabı okuduktan sonra bir kez daha yaşamları süresince baskıya maruz kalmış insanlar için hüzün doluyor insan. Hele bir de "kendi milletinden insanların başına gelenleri" çarpıcı bir şekilde okumuşken.
480 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
İlk inceleme yapacağım kitap. Benim için çok anlamlı açıkcası...Bazı hatalar yapar isem affola... Şunu söylemeliyim ki ; kim kendi yüreğine hissederek ben 'Türküm' diyorsa okumalı. Hatta bunu herkes okumalı, ister vatanını sevsin, sevmesin. Okunmalı, okutulmalı!
Vatanından ayrı kalınca çekilen eziyeti bilmemiz gerek bir vatandaş olarak. Kanın Türk kanı diye çekilen onca eziyeti bilmeliyiz. Hala bunları yaşayan insanlarımız var. Hala vatanına hasret kardeşlerimiz var...

Emine Işınsu o kadar güzel anlatmış ki vatan sevgisini, okurken yüreğiniz de ayrı bir his oluyor, tuhaf bir sancı oluyor. Hüngür hüngür ağladığım bayrak sahnesi var mesela. Soylarının Osmanlı'dan geldiğini bilen kanının Türk olduğunu bilen insanlarımız bayrağımızı daha hiç görmemiş. O kısmı mesela çok güzel anlatmış yazarımız. Sol yanıma yoğun sancılar girdi o tarz sahneler de...

İlay... Canım İlay... Onu okurkan o kadar kendime benzettim ki ne olursa olsun dik durmasını, vatan sevgisini, kendi bildiği doğru için hiç pes etmeyişini, Mehmet Ali ve vatanına olan sevgiyi aynı anda yürütme çabası, ne olursa olsun herşeyi bilip hiçbir şey bilmiyormuş gibisi yapması, etrafındakilere sürekli kuşkucu gözle bakması, şüphesi vs vs... Her şeyi o kadar bendi ki anlatamam size...

Bir kız düşünün vatan sevdası, Mehmet Alisi ile mutlu bir hayat yaşamaktan daha ağır basan. Bir kız düşünün çocukluğundan beri Barbar Osmanlı diye eğitimler alıpta, onlara onların silahi ile vurmayı çalışan bir kız. Çevresine Rusya'nın, Bulgarlar'ın istediği şekilde davranıp gözlere girip alkış toplayan kız gizliden gizliye kalbiyle, aklıyla Türkiye için, halkı için çabalayan bir kız...

Romanın tek bir konusu var diyemeyiz aslında, korku içinde yaşamını sürdüren insnaların çaresizliğini, gerici düşünce ile erkek evlat doğurmayan kadının çektiği çileyi, kadının çektiği diğer çileleri, İslam dini diye gerici düşünülen ve dinine bağlı insanların gördüğü işkenceyi, soyundan utanmıyor diye katlanmak zorunda kalınan onca işkence,bir ülke nasıl dağıtılır, nasıl taze beyinler istenilen şekilde kullanılır vs vs bir sürü güzel konular işlenmiş romanda.

Mesela; Türk olduğu halde Türkiye'den nefret eden biri nasıl ülkeyi ayırabilceğini, yazdıklarıyla ülkenin kadınlarını, Üniversite de ki gençlerin aklını nasıl istenilen yönde değiştirilmesi gerektiğini anlatıyor.
Devir silahla, tüfekle savaşma deviri değil. Devir aramız da, vatanımız da olan hainleri birer birer bulup onların başlattığı savaşa onlarınki gibi cevap vermek devridir. Silahlarımız beynimizin içinde ki bilgilerdir!

Kitapta 1900'lü dönemler de Türkiye'nin içinde bulunduğu sıkıntılara, sorunlara, sağcı solcu fikirleri ortaya atıp çekilip kardeşi kardeşi kırdımayı başaran insanları anlatıyor...

Ha bir de Mehmet Ali var. Dini, milleti, vatanı umursamayan. Tek derdi; fayda dediği şeyi kavrayıp sıkı sıkı tutunup onu kendine saklaması. Tüm hayatı fayda üzerine kurulu. İlay'ın bir tanesi... Aslında Mehmet Ali'yi okurken çok sinirlendiğim oldu hatta eminim hepiniz öyle olacaksınız. Ama yazarcığımız o kadar güzel yazmış ki, bakış açısı diyip geçtim İlay'a hiç acımadan tüm bildiklerini anlatan biri olmasına rağmen...

Arif var, Fatma var, Zeliha Abla var, Hüseyin Pehlivan, Mahmut Necmettin var, Kemal Eminova var, Zehra gelin var, küçük Mehmet var, Hz. İsa'ya inanıp tüm hayatını iyiliğe adamış Anna var. Hepinizi ama hepinizi sevdim. Başta İlay olmak üzere hepinizi yüreğim de farklı yere koydum.

Deseniz ki bana o karakterlerden birine sarılacaksın, kim olurdu? Küçük Mehmet derdim. Türk sevdasına kurban olduğum...

Kitapta bir yer vardı. İlay artık Mehmet Ali'nin eski Mehmet Ali olmadığını anladığı zaman kusursuz ellerine bakmıştı. Sonra hafızasına vatanı uğruna çabalayan Arif'in kaba ama güzel kemikli uzun elleri gelmişti. İkisi de kusursuzdu, yara bere olmayan, kalem tutan eller. Fakat birinin elleri anlamlıyken diğerinin elleri anlamsızdı. İlay bunu demişti. O kadar haklı ki aslında...

Kitaptan çıkarmamız gereken çok önemli hususlar var aslında bakarsanız. Vatan duygumuzun ne denli önemli olduğunu, her önümüze geleni okumamız gerektiğini, bir ülkeyi bölmek için önce diline yabancı kelimeler getirilmesi gerektiği gibi çok önem arz eden hususları bilmemiz lazım. Bundandır senelerdir çevrem de ki herkes dilimiz çok hızlı değişiyor, çok hızlı yeni kelimeler ekleniyor diye. Gördüğümüz, duyduğumuz, normal zannettiğimiz her şey aslında tamamen yalan. Hepsinin tek bir amacı var kardeşi kardeşe kırdırmak, canını almak. Bunlara siyaset deniyor.
Adamlar çokta başarılar. Hala Türkiye'miz de aynı sorunlar baş gösteriyor. Uyanın. Uyanın artık ey ahali!. Bizim bizden başka güvenecek kimsemiz yok!!!

-Bildiğim ise, tek şey : Bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir...
Ve her yıl çiçekler yeniden büyür!

Akçabardağım, sarı kızım seni çok sevdim İlay. Yüreğimde saklı kalacaksın...
480 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Benim için çok değerli bir kitap. Arif karakteri çok idealize ve lider bir karakterdi kitapta İlay ön planda olsa da onu etkileyen ona fikirler aşılayan ve özünde var olan her şeyin birleşimi onun ruhunu var etti. Arif de bunlardan biriydi. "Cesetlerimiz bir işlerine yaramaz." derken, çok şey öğretti ona. Çok bilge bir karakterdi ve benim için Arif gibiler var olsun dedirtti. İlay Arif'in anlattıklarını yaşayarak öğrendi ve çok acı çekti. Özgürlük, eğitim, fedakarlık her şeyin ama her şeyin kalbe dokunduğu okuduğum zamandan beri yılda bir kere yeniden okuduğum ve hiç bıkmadığım her yıl bana yeni bir şeyler katan başucumdan eksik etmediğim elime alıp sayfaları arasında her fırsatta dolaştığım ender kitaplardan biri...
480 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Milliyetçilik duygumu kabartan sonunda beni ağlatan bir kitap.Vatan sevgisinin her şeyden üstün olduğunu,Türkün azmini ,hedefini,ülküsünü anlatan bir kitap.Marksizm, Leninzm tutsaklığını Türk olmanın faydasını anlatan bir kitap.Sürükleyici aynı zamanda iç parçalıyıcı... Okumamış olan varsa vakit kaybetmemesini tavsiye ederim.
480 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Niçin diye sormuyorum.
Sorularım tükendi Arif!
Bildiğim ise tek şey: Bedenler, beyinler ve sevdalar bu toprağa gübre olabilir.
Ve her yıl çiçekler yeniden büyür.
480 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Her yıl çiçekler yeniden büyür.
Hatırlıyorum da, ilk okuduğum zaman kendi kendime söz vermiştim. Kızım olursa adını İlay koy'cam diye.
Tekrar zikretmekten pişman olmam sanıyorum.
İçimi parçalayan bu güzel kitaba, İlaya, Sayın Işınsuya ne kadar teşekkür etsem az.
Genç yaşta ki bulanık zihnime vatan aşkını, sevdayı, 'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!'a kurban gitmeyi bana öğrettiği için.
Yine olsa yine okurum değil benimkisi, yine olduruyorum her seferinde sıkılmadan bıkmadan içim yanarak okuyorum.
480 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Yine devasa bir Emine Işınsu romanını sonlandırmış bulunmaktayım. Toplumcu, gerçekçi yazarları çok seviyorum, edebiyatın da 'Toplum için!' olmasını savunuyorum. Akıcı dili, vermek istediği mesajlar, isyana haykırışlar romanda bulunması en temel unsurlardandır. Aşk romanı sevmem, fakat buradaki aşk; isyan, tutsaklık, haksızlık üzerine kurulmuş, beni kendine bağlamıştır. Sancı romanı ile başladığım maceram 3. kitabıyla bir daha son buldu.

Yazar şüphesiz çok derin fikirlere sahip, Türkçü bir kişilik... Böyle büyük şahsiyetlerin önünde saygıyla eğilir, bundan gurur duyarım. Çünkü kişi ot gibi yaşamamalı, belirli bir ülkü sahibi olmalı, onu sonuna kadar korumalıdır. Günümüzün gençlerine, yaşıtlarıma bakıyorum da tamamen boş, vasıfsız kişilikler görüyorum. Adamın kendine hayırı yok ki başkasını etkileyebilsin. Düşüncesi yok, fikri yok. Elinde telefonu var, sosyal medyası var, sanaldan ego tatmini var. Yazık, çok yazık!

Sizlere tavsiye; Emine Işınsu okuyun. Okuyun ki;

-Yapılan işkenceleri,
-Haksızlıkları,
-Göçmenlerin maruz kaldığı kimlik arayışlarını,
-Dinlerine, milliyetlerine yapılan saldırıları,
-Haykırışları, direnişi öğrenin!

Öğrenin ki; o sadece küçük bir kısmını kullanabildiğimiz kafamız dolsun, öğrensin, taşsın! Çünkü bir milletin yükselişi; fikir sahibi olan, onu koruyan, korkmayan gençlikten geçer! Bu çok basit ve nettir.

Okuyun, okutun.
Emine Işınsu ve onun gibi nicelerine saygıyla!

10/10
480 syf.
Kitabı Emine Işınsu’nun doğum gününde bitirdim anlamı çok büyüdü benim için. İyi ki doğdun Emine Anne.
Çiçekler Büyür bilinen fakat üstü kapatılan bir kıyıma değiniyor. Bulgaristan’da, -Rusya’nın desteğiyle- Türklere uygulanan şiddet ve asimilasyon politikalarını öyle iyi anlatıyor ki orada olmuş ve yaşamış kadar oluyorsunuz. Baş kahramanımız İlay aynı Emine Işınsu gibi. Bu benzerliğe şaşırdık desek yalan olur, İlay bize cesaret ve umut veriyor, inancımızı tazeliyor adeta. Onun mücadelesi boyunca çok üzülüp, çok gururlanıyor ve bu sistemli şiddete karşı Türkiye’ye nasıl umut bağladıklarını gördükçe görevlerimize daha çok sarılıyoruz. Bir milletin propagandayla nasıl sindirilmeye çalışıldığını okudukça karşı tarafın dilini bu kadar iyi yansıtabildiği için Işınsu’ya bir kez daha hayran oldum. Emine Işınsu’nun İlay’ı burada, bizimle beraber. Ve çiçekler büyümeye devam edecek...
480 syf.
·7 günde·10/10 puan
"Akçabardağım, ak çiçeğim, bir tanem."

Biraz ilerledikten sonra insanı öyle güzel saran bir kitap ki bu; ama bir yandan da içim sızım sızım sızladı. Canım yandı okurken, bitirirken yine canım yandı. Edebiyatımızın en güzel eserlerinden biri.

Sen hiç merak etme İlay, çiçekler büyüyecek.
Zaman, yumağını elinde tutan bir büyücü karıdır. Canı ister salıverir ipi, çabuk çabuk yaşarsınız; yaşadığınızın farkında bile olmadan. Canı ister gıdım gıdım bırakır; her dakikayı değil, her saniyeyi ilikilerinizde duyarsınız.Anlamla anlamsızlık mukayese edilebilir mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çiçekler Büyür
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Baskılar:
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
1976'lardan bu yana, Bulgaristan'da yaşayan millettaşlarımıza, Bulgar Hükûmetleri'nin uyguladığı, insanlık utancı politikalar ve kanlı baskılar... İlay, bir küçük kadın, bunlara nasıl karşı koyabilir?.. Gerçi tabancasında tek kurşun kalmıştır ama, silahı kendisine çevirmek, İlay'ın karakterine çok ters bir tutumdur. Oysa, bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir, iş ki çiçekler, her yıl yeniden büyüyebilsin...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 499 okur

  • Rabia çiftçi
  • Şirin Yıldırım
  • perii
  • Çilem Bozkurt
  • Bahar Türk
  • Günebakan
  • Seda S.
  • Zeliha
  • serenizzms1
  • Mihriban Güngör

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.4
13-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%22
25-34 Yaş
%31.7
35-44 Yaş
%19.5
45-54 Yaş
%9.8
55-64 Yaş
%9.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.6
Erkek
%20.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.2 (95)
9
%15.7 (26)
8
%11.4 (19)
7
%2.4 (4)
6
%1.2 (2)
5
%1.2 (2)
4
%1.2 (2)
3
%0
2
%0
1
%0.6 (1)