9,2/10  (12 Oy) · 
35 okunma  · 
9 beğeni  · 
714 gösterim
1968-1980 arasında sancı çeken Türkiye. Sovyet ideoloji saldırısı karşısında şaşkın iktidar. Üniversitede, sokakta silahlı terör. İşkence ile şehit edilen Dursun Önkuzu... Ve ülkücü direnişin yükselişi. Ülkücüler olmasaydı Sancı romanı olmazdı. Fakat bu kitabın etkisi o kadar kuvvetli ve yaygındır ki, belki Sancı olmasaydı sonraki nesiller de o kadar ülkücü olmayacaktı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786055261085
  • Yayınevi:
    Bilge Kültür Sanat
  • Kitabın Türü:
Muhammet Çelik 
16 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hani ülkenin bir dönem ki tarihi hakkında ne kadar yayın veya görsel öğe varsa bir analiz ettiğinizde karşımıza olayların bir yakasının ısrarla haklı gösterilmeye çalıştığını görüyoruz. Oysa savunulan dava, ve seneler sonra bu davaya yakın bir duruş ile iki tarafın bireylerini birleştiğini görünce ve seneleri yaşamışlardan bir şeyler dinleyince diğer tarafın aslında basının/medyanın yansıttığından aksine çok zorluk çektiğini ve haksızlığa uğradığını anlıyoruz. İşte bu kitap haksızlığa uğrayan tarafı anlatıyor. Haksızlığa uğrayan gençleri anlatıyor. Tek suçları milletlerini kültürlerini dinlerini tarihlerini sevmek olan gençlerin hikayesini. Belki televizyonda her gün anılan isimler değil. Belkide askere kurşun sıkmamış banka soymamış Deniz Gezmiş olamamışlardı. Ama gönüllerin asıl kahramanlarını Süleyman Özmen'İ Ertuğrul Dursun Önkuzu'yu anlatıyor. Gerçek bir dostluk hikayesini. Bir Amacın neferi olmayı, hem milliyetçi hem toplumcu yapıyı savunan ve bunu yapıyor diye vurulan gençleri anlatıyor. Hem vuruluyor. Hem karşı tarafın gazetesi tarafından vurulduktan sonra yalan haber malzemesi oluyor. İşin özü gerçeği anlatıyor. Sancı gibi insanın içini kemiren gerçekleri.

Kitabı herkesin okumasını şiddetle tavsiye ederim.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türk edebiyatının usta yazarlarından birisi olan Emine Işınsu'nun "Sancı" adlı romanı 12 Eylül öncesindeki kamplaşmaları anlatıyor. Ancak bu defa romanın esas kahramanları Ülkücüler. Başrolde ise Dursun Önkuzu var.

Sancı, yüreğimde sancılar bırakarak bitti! Dursun Önkuzu'nun sonunu bile bile olmaması için dua ederek adeta bitirdim kitabı. O dönemde Türkiye'nin nasıl bir manzaraya mahkum edildiğini anlatıyor.

Mehmet Arda 
09 Eki 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bu kitabı okumanizi tavsiye ederim. Emine Işınsu gerçekten o dönemi guzel aktarmış. Sadece bir ttarafın kitabı diye okumamazlik yapmayın....

Alperen Özdemir 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 92 günde · Beğendi · 10/10 puan

dönemi çok ustaca kaleme almış bir yazar kitap şehit ertuğrul dursun önkuzu hayatını anlatmakta. kitap sadece dursunun bakış açısından değil ona karşıt görüşte olan leyla koç un da bakış açısından ustaca aktarılmış. aynı dönem iki farklı insanın gözünden ustaca aktarılmış. ha birde bir tarafın kitabıdır yanlıdır diye düşünmeyin oldukça objektif ve okunulası bir kitap

Kitaptan 14 Alıntı

Oktay Dinç 
01 Oca 23:37 · Kitabı okudu · 10/10 puan

- Yaa, Allah Allah, peki n'apalım yani korkacak ne var? Hem gelmedi daha baksana. Niçin buluşacaktınız?
Ali hemen ciddileşti, sesini yükseltti, yüzü daha da kızarmıştı.
- Ben kendim için korkmuyorum, bozkurtlar korkmaz! Ablam da bilir, benim ne olduğumu.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 55)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 55)
Oktay Dinç 
02 Oca 12:58 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bana kimse yardım etmedi derdim sana, aslında fazla ettiler, fazla! Bağıra çağıra. İşte bu yüzden sevmem ben merhameti.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 95)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 95)
Oktay Dinç 
02 Oca 13:02 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dursun Çoban'ın bir sözü var ki, hala söylenir Zile'de:
"Erenler ölmez, suret değiştirirler."

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 105)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 105)
Oktay Dinç 
18 Oca 16:12 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Türk milleti kendini dünyaya nizam vermek için yaratılmış bir kavim olarak kabul etmiş, bu inançla da cihan hakimiyetleri kurmuştur.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 323)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 323)
Oktay Dinç 
18 Oca 16:15 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Tanrı ile Türk arasında bir kutlu bağ ta ezelden atılmış, ebediyete kadar devam edecek. Buna inanmış, Türkoğlu.

Bu inançtan cesaret almış... Yüreğinin kabarıp kabarıp şiştiğini hissetti Dursun, Türk olmak şüphesiz gurur veriyordu ona.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 323)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 323)
Oktay Dinç 
02 Oca 12:57 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bir çay daha koyayım iç, der, neden anlatıyorum bunları sana, sankim benden hallice misin? Boş veer! Amma ille de içimi kaynatan ne biliyor musun? şu dernek var -kırıtarak taklit eder- yardımsever zenginlerin kuruduğu kadın derneği, işte onlar aldı ilk pabuçlarımı, onlar. Bir sevindim, gece gözüme uyku girmedi, kalkıp kalıp baktım. Yedi mi, sekiz mi ne işte o yaşlardayım. Ama ertesi günü ne göreyim, gazeteye resmimizi basmışlar! Dursun kızmamı anlıyor musun? ben seviniyorum okulda arkadaşların yanında mahcup düşmeyeceğim diye, okula gittik ki duvara bilem aşmışlar gazeteyi, okulumuzun yoksul çocuklarını dernek giydirdi diye. İyi mi, ha! Yahu yoksulsak yoksuluz ilan mı lazım?

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 95)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 95)
Oktay Dinç 
02 Oca 13:09 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Atalarımızdan birisinin ismini koysaydınız ya, ana sen nasıl değiştirmiştin adını, bende değiştireceğim.
O zaman Şükriye Hanım'ın yüreği titrer, eli ayağı buz keser, yalvarır:
- Ben değiştirmedim ismimi, öbürleri değiştirdi. Amanın oğlum yapma, kurban olayım, adını Dursun koyduk adınla yaşa.

(Anası 'Dursun' demiş...
Durmaz... gider Önkuzu.)

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 106)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 106)
Ayşe Nur 
 20 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...-Bu tarafsızlar öyledir, dedi İbrahim, herifin evinden on kuruşluk bardağını çalsan kıyamet kopar da, memleket gidiyor deyince kılı bile kıpırdamaz!..

Sancı, Emine IşınsuSancı, Emine Işınsu
Oktay Dinç 
17 Oca 17:52 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dursun, bozkurt başlı, mavi Göktürk bayrağını taşıyordu. Ne marşlar, ne ardındaki kalabalık, ne balkonlardan, pencerelerden üzerlerine atılan çiçekler... Hiçbir şey duymuyor, hiçbir şey hissetmiyordu. Baharın ilk pembe gülleri, mavi bayrağa çarpıp yere düştü. Dursun görmedi. Sanki İlteriş Kağan, ilk kez çekmiş kurt başlı mavi bayrağı. Çin boyunduruğunda çözülmüş, dağılmış ulusunu, yeniden birleşmeye çağırıyor. Gönlü yüceliyor Dursun'un, mavi bayrakla mavi göğe. İlteriş Kutluk Kağan'a doğru. Artık ayakları asfalta basmıyor, başı önünde, bakışları yerde değil, dimdik ileri bakıyor; gördüğü, ülküsünün pırıltısı. Bu pırıltının içinde eriyor. Mavi bir ışık oluyor.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 154)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 154)
Oktay Dinç 
18 Oca 16:11 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Devleti, Tanrı'dan sonra koruyucu ve esirgeyici bilmiş Türk, "Devlet baba" demiş ona, ondan beklemiş, ummuş, bir eli hep sırtında olsun istemiş, asırlarca böyle devam etmiş. Derken devran değişmiş, "Devletin malı deniz, yemeyen domuz" devri gelip yerleşmiş. Kişi de itibarını yitirmiş devlette.

Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 322)Sancı, Emine Işınsu (Sayfa 322)
2 /