·
Okunma
·
Beğeni
·
2157
Gösterim
Adı:
Bukağı
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Malatyalı Niyâzî Mısrî tıpkı Yunus ve Mevlâna gibi tasavvuf kültürümüzün nirengi noktalarından. Yunus'tan dört yüz yıl sonra gelen bu ermişin kimliğini, çevresini ve dünyasını, Yunus'un dünyasına göre daha yakından tanıyoruz. Şair, din âlimi fakat en önde gelen vasfıyla bir Allah adamı. Belki bulmacayı tamamlamak için Yunus'un sevgisini, Mevlâna'nın cezbesini Mısrî'nin celaliyle birleştirmek gerek.

Emine Işınsu, Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri'de yöneldiği hedefe yürüyüşüne Bukağı ile devam ediyor. Tasavvuf, yaşamadan öğrenilemez. Ama roman ile yaşamış kadar olmaya çalışabiliriz.
(Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
·Beğendi·9/10
Onca ayrılığa onca uzaklığa rağmen çocukken başlayan bir arkadaşlık, bir dostluk bütün zorluklarına rağmen bir ömür süren birbirlerindeki tüm zıtlıkları içine sindiren ve her daim güvenilen sadece ölümle son bulabilen bir dostluk

Kasım ve Mehmet aynı yıl (1618) aynı günde farklı şehirlerde doğan iki bebek. Kasım'ın babası sarayda hekimbaşı. Mehmet'inki ise Malatya'da Nakşibendi şeyhi. Hekimbaşının Malatya'ya sürgüne gönderilmesiyle kesişen hayatları ve bir ömür süren kadim dostlukları. Oysa çocukluktan itibaren o kadar farklılar ki birbirlerinden. Kasım dünyaya bağlıdır sıkı sıkıya, gülmek, eğlenmek, hat sanatçısı olarak sarayda kendine bir yer edinmek en büyük hayalidir. Mehmet'se alabildiğine öfkelidir sürekli bir arayış bir sorgulama içindedir ama en büyük hayali Yunus Emre gibi içten ve coşkulu şiirler yazarak iyi bir şair olmaktır. Birlikte günler büyük bir mutlulukla geçerken ve bu iki can bütün farrklılıklarının üstüne bir çizgi çekip ortak noktalarda buluşup dostluğun ve sevginin letafetine her yeni gün bir yenisini eklerken ne yazık ki Kasım'ın babasının vefatı üstüne tekrar İstanbul'a dönmeleri sebebiyle bu dostluk kesintiye uğrar belki fakat hiç bitmez. Bundan sonra mektuplar bağlar iki dostu birbirine. Oysa ikisi de henüz on yaşındadır.
Kasım Enderun mektebine gitmekte hayaline kendini bir adım daha yakın hissetmektedir. Mehmet'in ise arayışı hâlâ sürmektedir. Babasının beklentisinin aksine Nakşiliği değil Halvetiliği seçmiştir ruhu ancak orada huzur bulmaktadır. 19 yaşındayken bağlı olduğu şeyhi vefat eder yeni şeyhi ise pek sevmez büyük bir boşkuktadır. Arayışını ve gönlündeki boşluğu zahiri ve batınî ilimleri beraber öğrenmek suretiyle dolduracağı fikriyle her şeyi geride bırakarak yollara düşer. Diyarbakır'da tasavvuf ehlinden pek hoşlanmayan bir hocadan, evinde hizmetini yapma karşılığında kelâm, mantık, tefsir ve Arapça dersleri alır. Tek izin gününde Halveti tekkesine devam eder. Sonrasında Mardin'e giderek eğitimine orada devam eder. Şiirler yazmaya başlar ve Niyazî mahlasını kullanır.
İskenderiye, Kahire... aldığı onca derse rağmen aradığı mürşidi bulamaması ve gördüğü bir rüya üzerine Anadolu'ya dönüş ve mürşit arayışı...Yaş 26 gurbette sevdiklerinden uzakta geçirilen onca yıl.
Ve neredeyse yirmi yıl sonra İstanbul'da Kasım'la tekrar görüşme... Ruhundaki öfkeyi boşluğu doldurmak için 40 gün süreyle girdiği çilehaneler ve orada mahlasına eklenen Mısrî kelimesiyle bundan sonraki yaşamına Niyazî-i Mısrî olarak devam edişi...
Ama arayışı son bulmamıştır ve yeniden düşer yollara. Nice uğraş ve çabadan, onca çileden sonra nihayet aradığı mürşide kavuşması ve onun gözetiminde verdiği nefis mücadelesi 9 yıl dile kolay ve artık o şiirleri her yerde bestelenen, tanınan ama nefsiyle mücadelesi hiç bitmeyen 38 yaşında bir adam. En nihayetinde mürşidinden aldığı icazetle irşat vazifesini yüklenmesi ve yeniden yollara düşmesi mürşidinden ayrılmanın verdiği hüzünle.
Osmanlı'nın en karışık dönemleri, saltanatın sürekli el değiştirmesi, yeniçeri ayaklanmaları, Padişah 4. Mehmet'in hocası olan Vani Efendi'nin düşmanlığı altında yapmaya çalıştığı irşat vazifesi aldığı tehditler Rodos'a sürgün edilşi. Tekrar Bursa'ya dönüş anlaşmazlıklar, yanlış anlamalar sürtüşmeler ve ayaklarında bukağılarla Limni'ye sürgün ediliş. Oradaki irşat faaliyetleri Hristiyan ve Müslüman halktan gördüğü teveccüh affedilip Bursa'ya dönüşü.Arayış ve mücadeleyle geçen bir ömür ve ömrünün son demlerinde 2. Ahmet devrinde müritleriyle sefere katılmak isteyişi ve neticede 74 yaşında Limni'ye tekrar sürgün.... Adada ayağında bukağılarla gömülmeyi vasiyet edişi ve ömrünün geri kalan günlerini eserlerine ve ibadetlerine vakfederek 76 yaşında Hakk'a yürümesi.
Tasavvuf anlayışının açıklanması, arka planda Osmanlı'nın ve o süreçteki padişahların anlatımıyla su gibi akan keyifli bir eser. Mısrî'nin şiirlerine yer verilmesi ayrı bir güzellik katmış kitaba.
"İlim ve arayış yolunda bunca çileyi çekebilir miydim?" diye sormadan edemiyor insan kendine.
320 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Kitabı YouTube da 'Vera' nın tavsiyesi üzerine aldım. Böylece ilk defa Emine Işınsu'nun bir kitabını ve Niyazî Mısrî nin hayatını okuyacaktım. Kitap o kadar akıcı ve sade ki hiç bitmesin istedim. Öyle güzel anlatmış ki sizi 17. yy a götürüyor. Olayları bizzat yaşıyor gibi oluyorsunuz her ne kadar tarihi konular varsa da bunları yazar günlük hayat dilinden sıkıcı olmadan okuyucuya aktarabilmeyi başarmış.

Kitabı okumadan önce Niyazi Mısri hakkında nerdeyse hiç bilgim yoktu bu kitap sayesinde öğrendim. İnşaAllah bizlerde hayatımızda uygulayabiliriz. Lafı uzatmadan bir şiiri ile bitirelim

Hudâ da'vet eder elhamdülillah
Bu can Hakk'a gider elhamdülillah

Hakîkat şehrine çün rıhlet oldu
Gönül durmaz iver elhamdülillah

Ne gam giderse dünyâdân Niyâzî
Visâline erer elhamdülillah

Niyâzî-i Mısrî

Çün: çünkü
Rıhlet: göç
İver: acele eder
Visâl: kavuşma
320 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Mevlana, Yunus Emre gibi Tasavvuf şairlerimizi herkes tanır. Ancak bu topraklar sadece bu iki zatı değil daha nice şair ve düşünürü de yetiştirmiş olabileceği hiç düşündünüz mü?
Bu isimlerden belkide en önemlisi Niyazi Misri'dir. Kendisi birçok döneminin en büyük şairi ve düşünürüdür. Birçok camide verdiği vaazlar ve tekkelerde yetiştirdiği derviş alimler ile etrafına adeta ışık saçmıştır. Ancak şunu belirtmek isterim. Kendimi bu milletin değerlerini seven biri olarak gördüğüm halde böyle bir zatı bu kitabı okuyana kadar bilmiyordum. Ben bu durumdan utanç duydum.
Bu kitap bu utancımı az biraz geçmesine zatın hayatı hakkında iyi bir bilgi sahibi olmamı sağladı. Üstelik Emine Işınsu'nun muhteşem anlatımı sayesinde sıkılmadan hatta kitabı elden bırakmadan. Herkese okumalarını tavsiye ederim
320 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Samimi olmak gerekirse eseri bir komsumun çöp posetinden bulup kitaplara nasıl kıyıp attıklarına şaşırarak öfkeyle elime aldım.Bukaginin ne olduğunu bile bilmezken son sayfamı bitmesin diye zorla kapattım.Niyazi Mısri gibi büyük bir zatı nasıl olur da tanımam pişmanlığı içindeyim.Tasavvufu, tarihi ve Niyazi Mısri yı öğrenmek isterim diyen herkes okumali.Osmanli tarihini anlatan bölümleri sıkıcı olabilir ama öğrenmek için de çok güzel bir fırsat.Ayrica kitabin yazarı Emine Işınsu da Halide Nusret Zorlutuna'nin kızı imis.Bu vesileyle öğrenmiş oldum.
Niyazi Misri'yi daha yakından tanımak bilmek isteyen herkese rahatlıkla önerebileceğim akıcı ve güzel bir dile sahip bir kitaptı.

Açıkçası Niyazi Misri'nin
"derman arardım derdime
derdim bana derman imiş"
mısralarını anlayamıyordum. Derdin içinde nasıl derman olur? Dert seni dualarınla niyazınla Rabbine yaklaştır belki ama buna derman denebilir mi ki? Niyazi Misri'nin derdi Allah'a yakınlaşmaktı belki böylece derdi derman oldu kendisine. Ben derdin içindeki dermanı bulmaktan acizim ne yazık ki, bildigim ya da bilmedigim bir yolla ama bir şekilde dermanı verecek olana sığınıyorum.

Kitabı okudukça olmanın, olmak yolunda yolların hiç de kolay olmadığını bir kez daha anladım. Hak uğrana feda edilen seneler, halvette kalınan günler insanı vay be ne hayatlar varmış dedirtiyor. Kitabın son bölümlerindeki nasihatlar da çok güzeldi. Misri'nin şeyhini bulmak için bu kadar çabalaması da.Insana kendi arayışlarını hatırlatıyor. Yaşarken hatta aldığımız kitaplarla dahi bir şeyler bulma çabasındayız, daha ne kadar ararız bilinmez.

"Nefsini terk etmeden, Rabbini arzularsın
Sen hayvânı geçmeden, insânı arzularsın
..
Gece sayıklar gibi anlaşılmaz söz ile
Sen de mi ey nefsim, irfânı arzularsın?"
320 syf.
·Puan vermedi
Kitap gerçekten çok güzel Niyazi Mısri nin nasıl ve zorlukla olgunluğa maddi ve manebi iki ilmi bir arada öğrenmeye çalışırken yaşadığı zorlukları anlatiyor
320 syf.
·5/10
Emine Işınsu'nun en sevdiğim kitabı. Daha önce de okumuştum. Niyazi Mısri'nın hayatını anlatan bir kitap. İki yıl önce filan izlediğim bir film yüzünden Niyazi Mısri'nin hayatını merak etmiştim. Gittiğim kitapçı bu kitabı önermişti. İyi ki alıp okumuşum. Hem Niyazi Mısri'nin hayatını öğrendim hem de o dönemlerde yapılanları, dini görüşleri öğrendim. Kitap çok akıcı değil. Biraz sıkıldım ama kitabı merak ettiğim için okumaya devam ettim. Size de okumanızı tavsiye ederim. Başka güzel bir kitap yorumuyla görüşmek üzere...
320 syf.
·14 günde·9/10
O kadar güzel ve faydalı bir kitaptı ki hiç bitmesin istedim kitabın içinde Niyazi Mısri ile birlikte olayları yaşamak istedim..
Herkese tavsiye ederim ama özellikle tasavvufla ilgilenen kişilere daha çok tavsiye ederim.
320 syf.
·17 günde·7/10
Kitap çok akıcı ve güzel Türkçeyle yazılmış. Ağır değil. Edebiyatı çok hoşuma gitti.
17.Yüzyilda yaşamış olan Niyazi Mısri’yi tanımış oldum. Biraz araştırdım, birçok şiiri bestelenmiş. (Yunus Emre misali)
Bursa’yı merak ettim, çünkü yeşilliğini çok övdü :)
Siyasi olaylar çok ilgimi çekti, bazı tarihçilerin Osmanlı devleti hakkında yazmış oldukları negatif noktaları bu kitapta da okudum.
Makam için kardeşlerin birbirlerine yaptıkları, sarayın içinde dönen entrikalar, saraya göre isyanların! susturulması, sorgulamanın susturulması vs.
Yoksa genel itibariyle bir dervişin hayatını anlatır. Birkaç şeyhin kerametlerinden bahsedilir ama ben şahsen mantıklı bulmadım.
Birde Niyazi Mısri sürgüne götürüldüğü zaman, fırtınayı durdurması da bana saçma geldi.
Doğru yol mürşitsiz! olmaz denilmesi de benim tuhafıma gitti.
Yoksa yüreğe ve gönüllerimize maneviyat sezdiren bir kitap.
315 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Size bir sır vereceğim kitabından sonra Niyazi Mısri hz.merak edip okumak istediğmde araştırıp bulduğum bir kitaptı.dilini,anlatımını sevdim.arada fazlaca dönemin siyasi olaylarını anlatmış.olaylara bakışını ,yorumunu sevmediğim için O tarz paragraflarını atladığım oldu açıkçası.
320 syf.
Okurken huzur bulduğum nadir kitaplardan. Sanki bitmese günlük 3 5 sayfa okusam dediğim. Bende farklı bir tat bırakan. Tavsiye edilebilir. Malatyada okumuş olmam da ayrı etkiledi sanırım :)
320 syf.
·9/10
Kitaba başlayıp başlamamak konusunda tereddütlerim vardı.
Fakat olay örgüsünün içine girince, Niyazi Mısri'nin yaşamına bir pencere aralayınca, yazarın bu muhteşem üslûbunun adeta bir nehir gibi aktığı bu kitap bir anda bitmemesi için günlerce elimde süründürdüğüm bir hâl aldı.
Çünkü varlık, vücüt tektir, o da
"ALLAH"tır.
Yaratılmışlara varlık hükmetmek mecazidir.
Emine Işınsu
Sayfa 238 - Bilge Kültür Sanat yayınları
- Ben size bir hediye getirmedim!
+ Sen bize kendini getirdin. Benim için bundan büyük armağan olmaz..
Çünkü şu garip dünyada her şeyin sonlu olması gerektiği hâlde, yalnız sevginin ve bilginin sonu yoktu ki, bu şüphesiz Rabb'in düzeninin bir sonucuydu.

#Niyâzî Mısrî
Simdi anladın mı , sen kendi kendine etmişsin ne etmişsen..Yaratanı da iyi tanımıyorsun daha...
Mehmed lafın üzerine atladı :
-Bak işte bir günahım da bu ; Allah'ı iyi tanımıyorum !

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bukağı
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055261016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Malatyalı Niyâzî Mısrî tıpkı Yunus ve Mevlâna gibi tasavvuf kültürümüzün nirengi noktalarından. Yunus'tan dört yüz yıl sonra gelen bu ermişin kimliğini, çevresini ve dünyasını, Yunus'un dünyasına göre daha yakından tanıyoruz. Şair, din âlimi fakat en önde gelen vasfıyla bir Allah adamı. Belki bulmacayı tamamlamak için Yunus'un sevgisini, Mevlâna'nın cezbesini Mısrî'nin celaliyle birleştirmek gerek.

Emine Işınsu, Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri'de yöneldiği hedefe yürüyüşüne Bukağı ile devam ediyor. Tasavvuf, yaşamadan öğrenilemez. Ama roman ile yaşamış kadar olmaya çalışabiliriz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 111 okur

  • Aylala aylala
  • Mileva
  • Behiye Özaltın
  • Ecmel
  • Amar Ademi
  • Ersin Yalçın
  • Yusuf Çelik
  • vera bahar
  • Şamil cengiz
  • Sibel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%8
25-34 Yaş
%44
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61
Erkek
%39

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.5 (9)
9
%23.5 (8)
8
%14.7 (5)
7
%17.6 (6)
6
%5.9 (2)
5
%8.8 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.9 (1)