On ton bir fil, elsiz ayaksız bir solucan, şekli olmayan acı bir ot, yere inen yağmur... Hepsinin bir görevi varken, dünyaya öylesine geldiğini zannedenler...
Allah'ım!...
Sen bizi affet, sen affetmediğimiz için bizleri affet. Senin affettiğini biz affetmediğimiz için bizi affet. Sen, kendimizi affetmediğimiz için bizi affet. Sen, tekamülümüzü affetmediğimiz ve anlamadığımız için bizleri affet.
Ya Rabbi! Sen affetmeyi tanımadığımız için bizi affet. Affetmenin konforunu, kendimize yaşatmadığımız için bizi affet. Affetmenin hazzını, maneviyata dönüştürmediğimiz için bizi affet.
Allah'ım! Sen kendimizi bir bedenden ibaret ettiğimiz için bizi affet. Kendimizi sadece bir maddeden zannettiğimiz için bizi affet. Ruhumuzun tırmalamalarını dinlemediğimiz için bizi affet.
Allah'ım sen affedicisin, Afûvv isminle affetmeyi seversin. Sen affedenlerin en büyüğüsün.
🌷İhtiyar kadın bir otobüse bindi, koltuğuna oturdu. Sonraki durakta genç, hareketli ve biraz asabi bir kadın bindi otobüse ve yaşlı kadının yanına oturdu. Torbaları elinde çok yer kaplıyordu
لو علمت السرعة التي سينساك بها الناس بعد موتك ..
لن تسعي في حياتك لارضاء احد سوى الله
Ölümünden sonra insanların seni ne kadar çabuk unutacaklarını bilseydin,
Hayatında Allah’tan başkasını memnun etmek için asla uğraşmazdın.