BİR KİLİT BİR ANAHTAR
şahitsiz vakitlerde
inşirahıyla geldi de kalbin
bir anahtar koydu önüme
bakir soruların senin
farkedince içine girdiğini
belasını bulmamış bir hercümercin
“bu nasıl meclis” dediydin hani
“umurlarında değil sözün mahremliği
yürekten gelmeyen sorular; paslı kilit
bir ses diyor ki: Ya hu çek git”
şöyle bir baktıydın yakası yırtılmış ağızlara
kederle döndüydün oradan oraya
mahrem söze bir yer bulmaya
açık ettiklerin senin bir soru bugün
perdeler ardında gördüğün
bekâreti eksilmez cevabı verilmekle
yarışı sürdürse de farfara ağızlar
onlar kilit dese bende anahtar
yok edemez onu bu dizginsiz hengâme
“zaten cevabıyla birlikte mayası tutar
değdiği her yüreği sarsarak doğar
bu toprağı boş kalır sanma
eksilmez arzuyla iz sürenlerin
kimi gitti kimi gelecek
yol bilmese yordam bilmese
saf yürekle kapıya erenlerin
kimi gitti kimi gelecek
yerleşip otele pencereden bakınca
gördüğünden irkilenlerin
kimi gitti kimi gelecek
işaretler karışmış diye burada
bakışıyla aynayı silenlerin
kimi gitti kimi gelecek
özetlenip menkıbesi yazılsa
koca bir destana dönenlerin
kimi gitti kimi gelecek
ister oku adını ister okuma
bir kere kayda girenlerin
kimi gitti kimi gelecek
ya sayısı dersen bir şey diyemem
Ey Sevgili
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakabılarımdan degil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Nisâ Sûresi / 82.Ayet
82. Onlar hâlâ Kur’an’ı gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (gönderilmiş) olsaydı, elbette içinde birçok çelişki bulurlardı.